Uğur ege

Uğur ege
@Efeug
Bana değer veren zaten vermiş.. Beni yoktan var etmiş.. Üç beş aciz kuldan değer görmedim diye, kendimi hiç sayacak değilim..!!
3 okur puanı
Eylül 2024 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
“Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor. Tıkandı Baba, çay getir! Tıkandı Baba, kahve getir! Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. – Hele baba anlat bakalım, nedir bu “tıkandı baba” meselesi? – Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba. – Anlat Baba anlat! Merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı Baba da peki deyip başlamış anlatmaya; Bir gece rüyamda birçok insan gördüm, her birinin bir çeşmesi vardı ve hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı. Bu sefer içimden "Onlarınki kadar akmasa da olur, yeter ki eskisi kadar aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı. Ben yine açmak için uğraşırken bir zat göründü ve: "Tıkandı Baba, tıkandı. Uğraşma artık", dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı Baba “ya çıktı ve hangi işe elimi attıysam olmadı. Şimdi de burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz. Tıkandı Baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Çayını içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına: "Her gün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz" demiş. Sultan Mahmut'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı Baba'ya baklavaları vermişler. Tıkandı Baba baklavayı almış, bakmış baklava nefis. – "Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden geçirmiş. Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol kenarına
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Gel !Sen yoksun . Yalnızlığımı demliyorum sensiz gecelerde. Gel ! Üşüyorum ;sensizlik çok soğuk . Bir yanlızlık hüznünü yazıyor içimdeki harfler. Yine bir güneş doğuyor sensiz. Yüreğimin sabahlara isyanı var bu gece. Gel.! Tüm satırlarım hala uyanmamışken. Hadi !Harf harf yine seni yazayım . Gel.! İsyanım taşıyor yüreğimden. Yoruldum . Bütün şiirlerimi yarım bıraktım sensizlikte. Yarım sözler,yarım heceler Bir yanım hep senmişsin meğer . Gel !Başlığı sana adanmış son bir şiir yazayım sana . Kara kalemimden hüznüm aksın yüreğine. Oysa hatırlarmısın . "Ben Gidersem Boşluğa Düşer misin?" Diye Sormuştun ya , Düşerim Elbet,, Yalnız Kalırım Yeniden, Tutunacak Dal Bulamam, Aklıma Her Gelişinde Gözlerim Dolar, Boğazım Düğümlenir, Darmadağın Olurum, Geceleri Daha Çok Üşürüm, Daha Bir Sıkı Sarılırım Yastığına.
◕H҈αყırlı N҈urlu A҈kşαmlαr ┊ ┊ ┊ ◕ B҈ildiğimiz-bilmediğimiz büƚün iყilikleri ver ┊ ┊ ◕ H҈er işimizin sonunu güzel eყle ┊ ◕ S҈ıhhαƚ, αfiყeƚ ve güzel αhlâk ver! ┊ D҈ünყα sıkınƚılαrındαn ve αhireƚ αzαbındαn bizi koru! ┊ ◕ K҈αzα ve kαderine rızα gösƚerenlerden eყle! ┊ ┊ ◕ B҈üƚün din kαrdeşlerime hαყırlı ömür nαsip eყle ┊ ┊ ┊ ◕ K҈usurlαrımızı örƚ, korkulαrdαn emin eყle ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ H҈elâl ve hαყırlı rızklαr ihsân eყle! ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ E҈hl-i islâmα selâmeƚ ihsân eყle! ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ Âhir ve âkıbeƚimi hαყr eყle ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ C҈enneƚini ve C҈emαlini ihsαn eყle ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ Y҈α R҈A҈B҈B҈İ duαlαrımızı kαbul eყle ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ┊ ◕ A҈M҈İN҈...A҈M҈ÌN҈....A҈M҈ÌN҈....
Ölüler bile pür tesettür son yolculuğa gönderilirken dirilerde ki bu rahatlık niye !? Erkeklere 3 parça kefen Bayanlara 2 parça fazla .. Baş örtüsü ve göğüs örtüsü de dahil olunca 5 parça oluyor . Hani şu “örtünmem de asla örtünmem “ diye orasını burasını yırtanlar var ya ; size kötü bir haberim var .. Öldüğünüz de şeker poşeti gibi örtecekler sizi ! ..Hazır diriyken ve elinde imkanların, fırsatların varken nedir bu inat .! Farz bu ..Ayetle sabit, Rabb’imizin emri . Tüm hazinelerin onları koruyan kabukları ve kalkanları vardır ..Bakın cevize , karpuza, yumurtaya ,inciye ..vs Rabb’im dış etkenlerden korusun ve daha uzun ömürlü olsun diye nimetlerini dahi sarmış sarmalamış bize ibret alalım diye göndermiş .. Bir zaman gelecek herkes sırf güneşin UV zararlı ışınlarından korunmak için örtünecek demişti ..(ALINTI) Çünkü direk deriye temas etmesi cilt kanseri nedeni ve tesettür en güzel koruyucu kalkan .. Ölmeden ölelim Hayat sermeyemizin kıymetini bilelim .. Vakit varken uyanalım .. Ve sözümüz sadece bayanlara da değil .. Tesettür kuralları erkeklerde de var .. Ama KADIN denen hazine daha da esrarengiz tabii .. Tesettür TARZ değil FARZ’dır . MODA değil KALKAN’dır ..
ÇOBANIN AŞKI Aşıktı delikanlı. Sevgilisinin isminden başka bir şey bilmediğinden mi, konuşmaya mecali olmadığından mı bilinmez, arkadaşı anlatıyordu onun halini: - Gözleri günlerdir uyku görmedi efendim, diyordu, yemiyor, içmiyor, işi gücü, gecesi gündüzü havası suyu o kız oldu sanki. Ne desem kâr etmiyor, son bir çare diye geldik size. Halbuki "sen bir garip çobansın, o padişahın kızı, davul bile dengi dengine" dedim ya, dinlemiyor efendim, ama herhalde aşkın gözü kördür diye de buna diyorlar, değil mi efendim... İhtiyar adam bu esnada gözlerini dikmiş, iskeletinin üstüne deriden bir zırh giydirilmişcesine zayıf, çelimsiz, saçı sakalına karışmış, uzaklara dalıp dalıp giden, gözlerinde aşktan gayrısı kalmayan diğer çobanı süzüyordu. Sonra bir ah çekti, yüzünü nefes almadan konuşmasını sürdüren delikanlıya çevirip tebessüm etti. - Kolay evlat kolay, dedi, çaresizseniz çare sizsiniz. Ve tane tane anlatmaya başladı. İki genç çobanın, çökmek üzere olan bu kulübesinde dertlerine derman aradıkları ihtiyar adam, aslında padişahın bütün dertlerini paylaştığı, her meselesini danıştığı bir bilge idi. Yıllar önce padişah kendisini tanıyıp sevdiğinde bir tek şey istemişti ondan; burada yaşamaya devam edecekti ve kimsecikler bilmeyecekti kim olduğunu. O günden beri de bu kulübede yaşıyor, gelen geçene ikram edip, gül alıp gül satıyordu. Padişahın kızının aşkıyla eriyip muma dönen genç çoban ve yanındaki kadim dostu nereden bilsindi bu garip ihtiyarın padişahın gönlüne sultan olduğunu. Aşık genç, ihtiyar adamın anlattıklarını dinledikten sonra, her şeyin bittiği anda başlayan son ümide sımsıkı sarılanların o saf ve tertemiz teslimiyetiyle: - Sahiden bu kadar kolay mı efendim, dedi, yani o mağarada elimde tesbih, kırk gün Allah dersem sevdiğime kavuşabilir miyim, onunla evlenebilir