"asansörle yukarı çıkıp cam bölmeye gittim. yüzlerce bebek ağlıyordu. cam bölmenin gerisinden onları duyabiliyordum. hiç durmaksızın. sonu gelmeyen bir doğum ve ölüm meselesi. yalnız gelir, yalnız gideriz. çoğumuz yalnız, korkulu ve yarım yaşarız. tarifsiz bir hüzün kapladı içimi birden. ölüme mahkum bu kadar hayat görmek. bu yeni başlayan hayatçıkların nefrete, sıkıntıya, aptallığa, deliliğe, korkuya, cinayete, hiçliğe dönüşeceklerini bilmek - yaşamda hiçlik, ölümde hiçlik."