Efsun A.U profil resmi
Efsun A.U kapak resmi
" Oku, okumazsan ruh sefili olursun. "
8 okur puanı
19 Kas 2017 tarihinde katıldı.
" Oku, okumazsan ruh sefili olursun. "
8 okur puanı
19 Kas 2017 tarihinde katıldı.
  • Başın dertteyse, canın yanmışsa, bir şeye ihtiyacın varsa... fakir insanlara git. Sana ancak onlar yardım eder... yalnız onlar.
  • 159 syf.
    İstanbul Merter'de büyüdüğüm evde, şimdi aramızda olmayan, valideme ait mütevazı bir kütüphane vardı. İçinde siz deyin 200, ben diyeyim 300 kadar kitap bulunurdu. Bunların yarısı Rus, Fransız ve Alman klasiklerin Türkçe çevirileri, geri kalanı da Barbara Cartland, Stephen King, Agatha Christie, Harold Robbins ya da buna benzer fındık fıstık romanlardı. Annem bize tüm bu klasikleri ortaokulu bitirinceye dek okuduğunu söylerdi ki bu doğrudur. İçlerinde 5-6 tane de Dosto (Dostoyevski) romanı vardı. Hafızam beni yanıltmıyorsa bu Dostolardan hiçbirini o zamanlar okumamıştım, hatta şu 50 yaşıma dek Tolstoy, Dosto ve Gorki gibi Rus babaların hiçbir romanını okumadım. Fransız klasikleri derseniz okumadığım yok gibidir, ama ne bileyim, sanırım Ruslara karşı lüzumsuz bir cephe almışım diyebiliriz. Unutmadan, 2015 yılı sonunda ilk baskını yaptığımız (şu an piyasada 7. baskısı var) “50 Muhteşem Kısa Hikâye” derleme çevirim için Dosto da dahil birçok Rus yazarın İngilizceye çevrilmiş kısa öykülerini Türkçeye çevirerek bu kolektif çalışmaya almıştım.

    1k grubunda epey Dosto okumuş FatmaErarslan Hanımefendiye geçenlerde bir ricada bulunmuştum, Dosto okumaya ilk başlayan birisi için hangi sırayı önerirsiniz diye. Bana bu kitapla başlamamı önerdiğinden ben de söz dinledim. İyi ki de bununla başlamışım. Dostonun ne hırt bir adam olduğunu hemen ilk eseriyle öğrenmek beni epey keyiflendirdi. Kumarbaz, kindar, budala, pısırık bir yavşakmış Dostocum, ben demiyorum, bu otobiyografik ve felsefi kurgu romanında bizzat kendi böyle söylüyor.

    Öncelikle edisyondan bahsedeyim. En az 25 tane dizgi hatası var, sanki son okuma yapılmamış gibi duruyor kitap, çok ayıp olmuş kanımca, çünkü çeviri çok başarılı, nefis hatta. Yalnızca dört yerde çevirmen bocalamış, anlam kayması yapmış, hatta sözcük tercihini yanlış kullanmış, merak eden baksın (sayfa 83, 86, 123, 141). Kibele Yayınevi hala hayatta mı bilmem ama bendeki baskı Nadir Kitap’ta bile yok, o derece eşsiz bir edisyon diyebilirim. Beni çok şaşırtan ise; kitabın girişinde tam 16 sayfa Dostonun hayatından ve eserlerinden bahsediliyor, şimdiye dek böylesini hiç görmemiştim, e tabii, kitap otobiyografik bir eser olunca editör metnin altını doldurmak istemiş, çok da iyi yapmış, aynen askeri bir brifing gibi hayat hikayesini okuyup bay dallama Dostonun kitabını okumak çok iyi geldi.

    Dosto bu kitapta bizzat kendisinden bahsetmiş. Hep kaçak hayatı yaşayan, bir türlü giriştiği işlerde dikiş tutturamayan, dergi açıp dergi kapatan, kumar batağına saplanmış, özgüven sorunları yaşayan ufak tefek çirkin bir adam Dosto. Gençliğinde Çarlık karşıtlarıyla takılması önce onun idam cezasına çarptırılmasına, sonra da cezasının Sibirya Omsk bölgesindeki zindanlarda 4 yıl eziyetli bir hapis hayatına ve sonra da 4 yıl er rütbesinde askerlik eğitimi almasına neden olmuş (azmiyle subaylığa kadar çıkar). Koyu bir Hıristiyana dönüşmüş, silik ve kaçak göçek bir hayat sürmüş (çok sık Avrupa’ya seyahat etmiş) ve tabii ki ölüm korkusundan dolayı koyu bir Çar yanlısı olup çıkmış. Romanı yazmadan avansını alıp kumar masasında tüketen, kadın seçimlerinde (ilk karısı 40 yaşında ölen gudubet bir Rus olan Maria Dostoevskaya; ikinci karısı ise, Dosto 46 yaşındayken evlendiği ve ona tam dört çocuk veren 21 yaşındaki güzel Rus kadın Anna Dostoyevskaya, ki bu kadın onun editörü olacak ve azmiyle bizim o şaheserleri okumamızı sağlayacaktır), ülke seçimlerinde, hatta ideolojik seçimlerinde bir türlü başarılı olamayan bir Dosto. Aldığı avansların karşılığında zorla roman yazan bir dahi! Sıkıya gelince harikalar yaratan bir üstat; ilk başyapıtı Suç ve Ceza tabii ki, sonra ikincisi Budala, sonra Delikanlı 2 Cilt, elbette Ecinniler, ve tabii ki Karamazov Kardeşler 2 Cilt; ömrü vefa etse Alyoşa adlı bir keşişin başkahraman olacağı bir dizi romanla “lanetlenmiş sorulara” aradığı cevapları belki somutlaştırabilecekmiş; Dostonun yeri yurdu uçmağ olsun diyelim…

    Kitabımız iki bölümden oluşan otobiyografik felsefi bir kurgu roman. İlk bölümde Dosto yeraltından bize, okuyucularına seslenir ve bizi ikinci bölüme hazırlar. Kendinden, ruh yapısından, silik ve yavşak bir adam olduğundan, kumara düşkünlüğünden, pısırıklığından ve tabii ki etraftaki diğer hayvanoğlu hayvanların, pardon insanların kumaşından bahseder.

    İkinci bölümde -bence- hayatından anekdotlar var. Uşağı zibidi Apollon, hiç sevmediği ve hatta hepsinden nefret ettiği subay arkadaşları Zverkov, Fertfiçkin ve Simonov, bir randevu evinde tanıştığı ve onu mütemadiyen gücendirdiği tazecik Rus fahişe Liza ile ilgili anılarını bizimle paylaşıyor. İnanılmaz mütereddit bir adam Dosto, sokakta yürürken kafasında devamlı yazıyor, yazıyor dediğim hayal ediyor, olmadık şeyleri olmuş gibi düşünüyor, sokakta hangi canlıyı görse ya kasap gibi kesip biçiyor ya birilerinin suratına tokat atıyor ya da kadınların ırzına geçiyor, tabii zihninde, gerçekte bunları yapamayacak kadar pısırık. Bazen düşünüyorum da ben de toplu taşıma traktörlerindeyken, ya da işimle uğraşırken, alışveriş yaparken, kısaca insanoğlu ile muhatap olurken, tek bir gün içinde en az 20 leş veriyorum, çünkü ortam manyak hayvanatla dolu, insan siluetinde dilsiz şeytanlar sürüsü yörüngemize girmiş dönüyor da dönüyor etrafımızda; iyi ki zihin diye bir şey var da bunu gerçek hayata aksettirmeden, vahşice duygularımızı zihnimizde hallederek kendimizi mutlu kılıyoruz, herkesin içinde tatlı bir deli yatıyor kanımca...

    Ben kitabı da felsefi kurgu roman tekniğini de çok beğendim. Klinik psikolog gibi, derinlemesine, özeleştiri de yaparak insanın malzemesini çok net ortaya koymuş Dosto, hem de sadece 159 sayfada. Fatma Hanım’ın Dosto okuması için önerdiği sırada "Beyaz Geceler" var, o kitapla devam edeceğim. Bu romanı alın okuyun diyemiyorum, zaten çoktan okumuşsunuzdur ve de çok iyi yapmışsınızdır, benim ki biraz geç geliyor, kusura bakmayın.

    Elinizden kitap, kalbinizden huzur hiç eksik olmasın.

    Süha Demirel, 14 Ekim 2019, İstanbul.

    ***

    Kitabın Künyesi:

    Yeraltından Notlar
    Fyodor Mihayloviç Dostoyevski
    Kibele Yayınevi
    Çevirmen: Gülten Bekman
    Baskı tarihi: 1995
    Sayfa sayısı: 159
    Dünya Klasikleri, Edebiyat, Roman
  • 288 syf.
    ·4 günde
    İlber Ortaylı’nın Yenal Bilgici ile yaptığı söyleşinin kaleme dökülmüş hâlini okuyoruz. Öyle keyifle okudum ki, zihnimde İlber Ortaylı’nın sesi canlandı hep. Yer yer muzip cevaplarıyla da güldüm, eğlendim.
    Mutlaka herkesin okuması, faydalanması gereken önerileri var İlber Hoca’nın. İnsanın kendini nasıl yetiştirmesi gerektiği, bunun için çevresini kendi inşa etmesi, çabalaması gerektiği, eğitim, seyahat, sinema, opera, tiyatro, edebiyat, kültürel geziler, mimari üzerine çok geniş kapsamlı bir söyleşi olmuş. Elimden bırakamadan okudum.
    Herkesin başucu kitabı olacak nitelikle, kıymetli bir eser.
    Yaşanacak şehrin tanımını şöyle yapmış İlber Ortaylı:
    “ İyi bir şehir; bir kütüphanede iyi bir kütüphanecilik hizmetiyle çalışıldıktan sonra iyi bir salonda, iyi tiyatro oyunları seyredebildiğin ve temsilin ardından güzel bir kafeye gidip sohbet edebileceğin şehirdir. Bu özellik gelişmişse, diğerleri de ona göre gelişmiştir.”
    Youtube kanalım: https://www.youtube.com/user/ayseum
  • Hasta çocuklar yoktur, hasta aileler ve hasta toplumlar vardır!
  • Evlilik kişiseldi, düğün sosyal. Düğün, kişilerin en mahrem hayatlarına, gürültüsü nispetinde yapılan müdahale demekti.
" Oku, okumazsan ruh sefili olursun. "
8 okur puanı
19 Kas 2017 tarihinde katıldı.
2019
87/85
103%
87 kitap
21.063 sayfa
12 alıntı

Okuduğu kitaplar 202 kitap

  • Cengiz Han'a Küsen Bulut
  • Gün Olur Asra Bedel
  • Toprak Ana
  • Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın
  • Suzan Defter
  • Kapak Kızı
  • Yeşil Peri Gecesi
  • Güzel Ölümün Öyküsü
  • Göğü Delen Adam
  • Aziz Bey Hadisesi

Beğendiği kitaplar 2 kitap

  • Mustafa Kemal
  • Bir Psikiyatristin Anıları