Savaşın kol gezdiği ve yavaş yavaş ölümün yaklaşan adımları ile birlikte farkına varmadan başladığı şöhretle ilerlediği yılda Bakü nün değişen hayatını anlatan bu kitap her sayfada bu kadar bağımsız olayları nasıl birbirine bağlı sorusunu yüzünüze çarpıyor. Belki de kitabı oluşturan her bölüm tek başına ele alınsa birbirinden bağımsız yeni bir kitap olabilecek nitelikte . Bir yandan insanın değişimini ele alırken savaşın ve yıkımın izlerini de gözler önüne seriyor . Hiç şüphesiz herkes bir yola çıkarken iki savaş verir. Bunlar bireyin kendi içindeki ben kimim ve hayatım nereye gidiyor sorusu olup diğeri Dış dünyanın savaşıdır . Bu kitap bu iki savaşın kanıtı bir insanin hayatının yörüngesinin belirleyen kadim yazıyı ele alıyor Nâdir kitaplar olur dili sade anlaşılır olayı okuyucuyu sürükleyen türden bir kitap bu . Kitap her ne kadar bir olayı anlatsa da ele alınan ülke siyaseti, ekonomik yapı birey psikolojisi , günümüzdeki devam eden savaşın kalıntıları ,öksüz topraklarda hak idasini,sosyal yapı vb nice unsurla olayların bu denli birbirine bağlanması oldukça şaşırtıcı ,her satırda merak yakaniza yapışıyor. Bakü , Clara, Nadya sahte kimliklerin sahte isimlerin acı dolu öyküsü. İnsan sadece aklı başında , sağlıklı iken mi sevilir? Yazgı bir insanın dudakları arasındaki sözle mi değişir.Clara ve Nadya kim uğruna savaştığı aşkını uzun süre sonra bulduğu babasından ümit keser ki ? Keyifli okumalar