Özge Ertaş

Özge Ertaş
@Ejma
33 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
Amok şöyle bir şey: Bir Malezyalı, son derece sade, son derece iyiliksever bir insan, içkisini içiyor orada öylece oturuyor, duygusuz, umursamaz, donuk... tıpkı benim odamda oturduğum gibi ... ve birden ayağa fırlıyor, hançerini kapıyor ve sokağa koşuyor ... dosdoğru koşuyor, hep dosdoğru ... nereye olduğunu bilmeden. Yolda karşısına ne çıkarsa çıksın, insan, hayvan, hançeriyle vurup yere seri­yor ve kan sarhoşluğu onu daha da öfkelendiriyor ... Koşan adamın ağzından köpükler saçılıyor, delirmiş gibi uluyor ... ama koşmaya devam ediyor, koşuyor, koşuyor, artık ne sağa bakıyor ne solda duruyor, sadece tiz çığlığıyla, elinde hançe­riyle öyle korkunç bir halde ileriye doğru koşmaya devam ediyor ... Köylerdeki insanlar bir Amok koşucusunu hiçbir gücün durduramayacağını bilirler ... onun koşarak gelmek­te olduğunu gördüklerinde herkesi uyarmak için bağırırlar. 'Amok! Amok!' ve herkes kaçışır... ama o koşmaya devam eder, hiçbir şey duymaz, sürekli koşar, hiçbir şey görmez, karşısına çıkan her şeyi yere yıkar ... ta ki biri onu kuduz bir köpek gibi vurup yere serene ya da kendiliğinden köpükler içinde yere yıkılana kadar ...

Özge Ertaş

, bir kitap okudu
Puan vermedi·50 syf.·
2026 3. kitabı
Stefan Zweig
7.2/10 · 38,9bin okunma
"Peki ya emekten tasarruf sağlayan makineler?" dedim, kelimeler ağzımdan zorlukla çıkmıştı. "Daha neler!" dedi. "Söylediğinize bakın, emekten tasarruf sağlayan makineler
Duyduklarımız ve okuduklarımızdan açıkça ortaya çıkıyor ki uygarlığın son çağında insanlar malların üretimi konusunda bir kısır döngüye girmişlerdi. Olağanüstü bir üretim yeteneğine ulaşmış ve bundan en fazla ürün almak için yavaş yavaş adına Dünya Pazarı denen son derece ayrıntılı bir satın alma ve satma sistemi kurmuşlardı; ve bu Dünya Pazarı bir kez işlemeye başladığında, ihtiyaçları olsun olmasın insanları, bu malları gittikçe daha çok üretmeye zorlar hale geldi. Böylelikle, (elbette) gerçekten gerekli şeyleri üretme zahmetinden kendilerini kurtaramazken, sözünü ettiğimiz Dünya Pazarı'nın demir egemenliği altında,hayati önemdeki gerçek ihtiyaçlar kadar önem kazanan sonu gelmez bir taklit ya da yapay ihtiyaçlar serisi yarattılar. Bu yüzden, salt o berbat sistemlerini ayakta tutmak uğruna muazzam bir iş yükünün altına girdiler