Bu kadar vasat altı bir kitabın bu kadar ünlenmesi popüler kültürün hayatımızdaki etkisinin kuvvetini resmediyor resmen. Elbette yazıldığı dönem itibariyle distopik kurguların öncüsü konumunda ancak günümüz için bir karşılığı olduğunu düşünmüyorum.
Yazarın akıcılık ve konu bütünlüğü problemleri kitabın okunabilirliğine darbe vuran ana unsurlar. Ayrıca ne karakter gelişimi var (John the Vahşi mi? Hiç de bile), ne mekan ve zaman betimlemesi var, ne de açık bir öğreti var.
Bir çok okuyucunun değindiği son iki (bence son üç) bölümdeki "anlatılmak istenilen dersin aktarıldığı" kısımlar da vasat. Yani günümüzde vasat kalıyor. Temel düzelde psikoloji, sosyoloji veya felsefe okumaları yapan herkesin toplum eleştirisi yapmaya kaltığında bahsedeceği konular. Artık bunlar yeni, aydınlatıcı ve farkındalık yaratan şeyler değil. Elbette konunun yabancısı için ifade edilen toplum eleştirileri kıymetli, ancak bu okuyucuların kaçı bu kitabı okumaya kalkar ve hatta okusa dahi bu kötü anlatıma rağmen kitabı bitirme başarısını elde eder emin değilim.
Kitabın en iyi kotardığı konu otoriter yönetimler altındaki manipülasyon ve kontrolün gerçekleri perdelediği bir sistem olduğunu açıklamak. Celladına aşık bir millet tanımının uygulamalı örneği.
Kitabı bitirme sabrını gösterenleri tebrik eder, yarım bırakanları da canı gönülden anladığımı belirtmek isterim.