Bitirdikten sonra, arayı çok uzatmadan, inceleme yazmam gerektiğine inanıyorum. Ancak kendimde kitap hakkında inceleme yazacak yeterliliği görememek de cabası... (Bu, biraz da Tanpınar'ın büyük bir yazar olmasından veya buna inandırılmamızdan, yani yüceltilmesinden kaynaklanıyor.)
Kitanın ana kahramanı Hayri İrdal, her şeyden önce, yetişkinliğinde zaafları olan bir adam. Bu zaaflardan en önemlileri -bence- para ve şöhret. Çünkü onun asıl kimliğini ve bakışını ortaya çıkaran şeyler, kendisini anlamasını sağlayan şeyler bunlar. Paraya ve şöhrete sahip değilken onları -hem de deli gibi- arıyor, bunları bununca ise kendisini sorguluyor.
Kitabın dikkatimi çeken ikinci noktası ise bazı "kurumların" -Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibi- saçmalığı karşısında, insanların kurumlara duyduğu inanç, bağlılık... Çok sıradan, basit bir şeyi "enstitü" adı altında kurumlaştırdığınız zaman genel kitle size itimat eder, sizi sorgulamaz!
Kitap, "geleneksel - modern", "kadın - erkek", "Doğu - Batı", "eski - yeni" gibi pek çok tezat unsuru açısından da değerlendirilebilir. Çok su götürür yani. Ama benim enerjim -buraya yazmak için- bu kadar :) O noktada, uzmanlık alanınızı faydalı bir şekilde ilerletmek ve uydurul fikirlere vakfetmek arasındaki farkı görüyorsunuz!