Çocukluktan beri yapmak istediğimiz bir sürü şeyi yapmaktan, sadece etrafımızdakiler "bu işi yapamaz" dediği için, kim bilir kaç kere vazgeçmişizdir...
Ellerindeki gül gibi imkânları çürütüp parazitleşenlere sövmeden yapamıyorum. Herkesin çalışmasını, ukalâlığı bırakıp kendi saadeti için ter dökmesini istiyordum.
Anne eli el değildir ki, ne demeli ona? Kimse bulamayacak bunu.. ama herkes tadacak ve asla unutmayacak onun ruha bıraktıklarını.. hem de zaman zaman nankörleşerek; budalanın budalası bencilleşmelerle!
Bahtsızlıklar, kayıplar, yenilişler! Bunlar bütün insanların kaderi idi. Yıkıcı olan bunlar değil, her kaybın yeni bir başlangıç imkânı getirdiğini görmemek, görememekti.