Küllerini savuruyor rüzgar
Yaktığın
Yandığım külleri
Savruluyor ruhlar
Palazlanan bir aşkın bitimi
Toprağa karışmak ve yeniden doğmak bile yok
Zaman uykuları bölen
Ve hakikati sonunda bilen
Savuruyor günleri
Ve geceler kalıyor
Külleri siyahında yok ediyor (e.ö)
Sessizliğin yıkamadı
Duvarları
Bir kaç tuğla ve betondan kalın duvarlarını
Ayrılınca gözün gözümden
Örtündü yine duvarlar
Dağlarda kekik
Ve kır kokusuna hasret
Kaldık bir pencere pervazında
Kuş konmuyor artık sofralara
Bereketti sevmek
Duvarlar olmasa (e.ö)