“…adamın bilmediği bir şey yoktu. Onu bu kadar kusursuz yapan şeylerden biri de buydu.”
Cümlesini okudum şimdi. Yorum yapmadan geçemeyecem… aşkım sen daha bir önceki maceranda kusursuz bir adamın gerçekten “kusursuz” olmadığını anlamamış mıydın? Ne demek kusursuz. djdjdj Kusursuzu görünce kaçacan kardeşim !
“Benden bir şey işitince kabul et. Allah’tan bil. Ben de bir aletim. Söyleten O’dur. Beni aradan çıkar. O’nu gör. Bir kuru taşı bile konuşturmak onun elindedir.”
Bu ana huang ın diğer kitaplarında da gördüğüm bir cümle bence… şahsen aynı cümleyi kullandığını düşünüyorum. Şuan okuyanı varsa haber versin
“…ama paparazzilerin cehennemde tele pazarlamacılar ve yozlaşmış politikacıların yanında özel bir yeri hak ettiğine inanıyordum.”
Olayın bir yanında daha önceden duyduğunuz öykü var. Soykırım. Kölelik. Sömürgecilik. Savaş. Eşitsizlik. Yoksulluk. Despotluk. Cinayet, zina ve hırsızlık. Çirkin, acımasız, kısa.
Kendi kaderiyle baş başa kalan insanlar kaçınılmaz olarak daha ilkel dürtülerine, kendilerini yok eden şiddete başvuracaktır.
Her insanın içinde dünyayı olduğu gibi görme gücü ama onu yine de yok etme güdüsü vardır. …