"Nedenini bilmeden peşine düştüğümüz duyguların, izini sürdüğümüz tutkuların, hapishanemiz olan korkuların bize bizden önceki nesilden kaldığında kanaat getirdim."
Serinin dördüncü kitabını da bitirince uzun zamandır yaşadığım bir yerden ve orda yaşayan sevdiklerimden ayrılmışım gibi bir hisse kapıldım. Aslında dört kitap birbirinden bağımsız olarak okunabilir ama tanıdık simalara rastlamak da mümkün, hikayeler birbirine dokundukça. "Üç Kızkardeş" te tanıdığımız Sadık Bey ve Nesrin Öğretmenin güzel ailesiyle birkaç mevsim daha geçiriyor ve vedalaşıyoruz "Kalbimin Can Mayası" kitabında. Aslında hikayeler bitmez hayat devam ettikçe kitabın bizi hüzünlü bir mevsimden alıp umutlu bir noktaya usulca getirdiğini söyleyebilirim.
Not: Dört kitabı da sevmiş olsam da favorim hala "Unutursun"