“Dünyada elbette pek çok kadın var ve bunların kimileri de güzel; ama ben, bir göz kırpıştırması bile bende hayatımın en tatlı anılarını canlandıran böyle bir başka yüzü nerede bulabilirim? Senin tatlı çehrende sonsuz sıkıntılarımı ve onulmaz kayıplarımı bile bulabilir ve tatlı yüzünü öptüğümde acıyı öpebilirim.”
ey sine, yan kendi ateşinde!
alevin peşine düşmemi bekleme artık benden
kafese tutsak bir kuşa döndüm
alev olayım da dikbaşlılık edeyim derken
karmaşık bir ruhum ben, kendimden habersiz bir gece
gözyaşı döktüm sessizliğin eteğinde, acıyla
yaptıklarıma hayıflanarak, söylediklerimden pişman
anladım ki layık değilim ne sana ne aşkına
“Her zaman zayıf erkekleri sevmiş olmam herhalde benim kaderimdi. Hiçbiri benimle ilgilenmedi, beni korumadı. Bir kadının fazla girişken olması başa beladır. Erkekler bundan ancak bir süre hoşlanır, zayıfları bile. Onlar dudaklarını sarkıtmış, elceğizleri kucağında, divanda oturup onları aşağıdan yukarıya hayranlıkla bakan kırılgan bir bebek ararlar.”