İstanbul, fethi çok uzun süren bir maziyi temizlediği için o kadar göz kamaştırıcı bir vak’a olmuştur ki birçok gözler, bir düziye fethin o tarafına bakmış ve hala bakmaktadırlar.
Meydana geçip otel odamızdan minareleri görünen camiye doğru yürüdük. Ancak camiye bir türlü ulaşamadık. Üç tarafındaki yollar, duvarlarla ve çıkmaz sokaklarla örülmüştü. Dördüncü bir açıyı denedik, orası da inşaat çalışmaları sebebiyle kapatılmıştı. Ezan yoktu, cemaat yoktu, cemaatle namaz yoktu… Şimdi anlıyorduk ki, camiye erişim de yoktu. Üzgün ve çaresiz, yolumuza devam ettik. 
“Bir yerde ölüp kalırsam, çocuklara benim uzun bir yolculuğa çıktığımı söyleyebilirsin. Onlar hakikati öğrendiklerinde, zaten ölüm fikrine de çoktan alışmış olurlar. “