Bu kitaba dair değil ama Kudüs davasına ilişkin karalamış olduğum bir yazıyı paylaşmak istiyorum.
İlk kıblemiz, ikinci mescidimiz, üçüncü haremimiz esir. O esirken hiçbir mümin özgür olamaz. Bunu idrak ettiğimizde fetih mümkün olacaktır. Ümmetin gözetiminde olması gereken bir haremi, bir millet olarak savunuyor Filistinliler. Ümmetin kendi yarasıyla yüzleşmesi ve kendi davasına sahip çıkması gerekiyor. Bugün Hz.İbrahim'in kabri işgal altında. Mescidi haramı değerli kılan ve insanların orada namaz kılmak için can attığı Makami İbrahim ve ne yazık ki varlığından bihaber olduğumuz Kabri İbrahim gerçeği var. Oysa ikiside aynı peygamberi hatırlatıyor daha doğrusu hatırlatması gerekiyor. Kaç film söyleyebiliriz Kudüs'ü ele alan, kaç kitap? Ne yazık ki çok az çünkü biz bu işin çözümünü siyasete bırakmışız. Ki bir mesele siyasete bırakılırsa hamaset olur. Dillerimize pelesenk olmuş bir cümle öyle bir cümleki içi boşaltılmış: "Kudüs bizim kanayan yaramız." Davadan bihaber bir nesil yetişiyor. Ümmet hala uyanmayacak mı?