Mustafa Elmas

Mustafa Elmas
@Elmsmustafa
İstanbul
23 okur puanı
Ağustos 2019 tarihinde katıldı
Hayatta öyle erişkin insanlara rastlarız ki toplum içinde yaşamaktan kaçar, kalabalık önünde konuşma yeteneğini kendilerinde göremez, bir topluluğun önüne çıkınca heyecanlanır, apışıp kalırlar. Nedeni ise, kendilerini dinleyeceklere düşman gözüyle bakmalarıdır. Kendilerine sözde düşmanca duygular besleyen güçlü bir seyirci kalabalığı karşısında aşağılık kompleksine kapılırlar. Gerçek şudur ki bir insan ancak kendisine ve kendisini dinleyeceklere güven beslediği zaman, sıkılmaksızın ve serbestçe konuşabilir, heyecanlanıp şaşırmaz.
Sayfa 50
Psikoloji
Geçmişi yöneten," diyordu Parti sloganı, “geleceği yönetir; bugünü yöneten de geçmişi.” Oysa geçmiş, doğası gereği değiştirilebilir olsa da asla değiştirilmemişti. Bugün doğru olan ezelden ebede doğruydu. Çok basitti aslında. Tek gereken kendi belleğinize karşı bir dizi sonu gelmez zafer kazanmaktı. “Gerçeklik yönetimi,” diyorlardı buna - Günceldildeki karşılığıyla: “Eşdüşün."
Winston günlüğü kimin için yazdığını merak etti yeniden. Gelecek için, geçmiş için - olasılıkla hayali bir çağ için. Onu bekleyen ölüm değil, yok oluştu.
Bizim sanatımız gerçek sanat olsaydı, herkesin ondan yararlanması gerekirdi, şeklindeki görüşe verilen yanıt genellikle şudur: Eğer var olan sanattan herkes yararlanamıyorsa, bunun suçlusu sanat değil, toplumdaki yanlış yapılanmadır; gelecekte insan emeği yerini kısmen makinelere bırakacak, kısmen de insan emeğine bağlı işlerin dağılışındaki yanlışların giderilmesiyle bu işler hafifleyecek, böylece de sanatın üretimi için gerekli işler sıraya bindirilmiş olacaktır; sonuçta kimse dekor değiştirmek için ömrü boyunca sahne altlarında ya da sahne gerisinde oturmak zorunda kalmayacak, kimse ömrünü piyano ya da korno yaparak, kitap dizip kitap basarak geçirmeyecek; bütün bu işlerde çalışan insanlar da -günde birkaç saat çalışmaları yeterli olacağı için-sanatın bütün nimetlerinden yararlanacaklar.
Sayfa 116
İnsan
...Kendi alçaklığını kabul edişten doğan bu duyguda insana acıyla birlikte haz da rahatlık da veren bir şey vardı.