"Nereye gideceğiz?" diye sordu.
"Nereden bileyim? Bildiğim tek şey, aynı yolun yolcusu olduğumuzdur. Bunu kesin olarak biliyorum. Hepsi bu kadar! Amaçlarımız da aynı."
Çoktandır sönmeye yüz tutmuş eğri şamdandaki mum, ölümsüz kitabı okumak için bu sefil odada çok tuhaf bir biçimde buluşan bir katille bir fahişeyi hayal meyal aydınlatıyordu.
“Günahkar olduğun kesin! Senin en büyük günahın kendini boş yere öldürmen, harcamandır. Bundan daha korkunç bir şey olamaz. Hem bu kadar iğrendiğin bir çamurun içinde yaşayacak-sın, hem de (birazcık dikkatle anlayacağın üzere) bu davranışınla kimseye bir faydan dokunmadığını, kimseyi hiçbir şeyden kurtarmadığını bileceksin, bu korkunç bir şey değil midir sence?"