Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Siz onun kusuruna bakmayın, pırlanta gibi bir adamdır. Ama barut gibidir, barut!.. Parlamasıyla sönmesi bir olur. Öfkesi geçince, ortada sadece altın bir yürek kalır!
Suçluya gelince, hemen her suçlu, suç işlerken bir çeşit irade ve bilinç kaybına uğruyordu. İrade ve bilincin yerini bu ikisinin en çok gerekli oldukları bir anda, ender rastlanan çocuksu bir vurdumduymazlık almaktadır... Vardığı kanıya göre, irade ile bilincin zayıflaması kişiyi bir hastalık gibi sarmakta, yavaş yavaş gelişerek suçun işlenmesinden az önce en yüksek derecesine çıkmaktadır. Bu hastalık, suç anında (kişiye göre) ve suç işlendikten bir süre sonra da aynı biçimde sürer, sonra da her hastalık gibi geçer. Şimdi asıl mesele şu: Suçu doğuran hastalık mıdır, yoksa suç mu doğasındaki bazı özelliklerden dolayı her zaman hastalığa benzer bir şey doğurur?