Hayatımda yıllarca duyduğum ama okumak için bir atılımımın olmadığı bu değerli kitaba ve yazar
Fakir Baykurt a ne büyük haksızlık etmişim. Neredeyse elli yıl önce yazılan bu kitapta Tozak köyü halkının yaşadıkları bana hiç yabancı gelmedi. Yazarın kullandığı yerel halk dilinin zenginliği ayrı bir güzellikti fakat söylemeden geçemeyeceğim. Bir egeli olarak bazı kelimeler benim bile bu neydi? Dememe sebep oldu, ama korkmayın kitabın son sayfası size yardımcı olacaktır. İsmine bakarak
Kaplumbağalar ne anlatabilir ki demeyin dostlar. ÇOK ŞEY anlatıyor arkadaşlar çook şey... benim alıntılamak isteyip de paylaşamadığım günümüzü anlatan o kadar doğru ifadeler var ki lütfen siz de okuyun ve okutun. Tozak köyünü, Eğitmen Rızayı, huysuz ama çalışkan Kır Abbas'ın çabasını görün. Fakirliği, çaresizliği, emeği ve kavurucu sıcakların herkesi yaktığı o köydeki insanların vazgeçmeden nasıl hayata tutunup onları sömüren düzene karşı ne yapabilmişler bir bakın derim.
Wulf Dorn 'un diğer kitaplarını da şiddetle okumanızı tavsiye ediyorum. Bu kitabı okumaya başladığınızda devamında ne olacak demekten kendinizi alıkoyamayacak, sayfalar arasında kaybolacaksınız. Bir de bakmışsınız ki son satıra gelmişsiniz. Kısaca bahsetmem gerekirse bir gece Sarah' nın evine kocası arabasıyla gelir. Sarah kocasını karşılamak için iner ama gelen kocası değildir. Yabancı eve arabalarıyla gelmiş, içeri kocasının anahtarıyla girmiş, aynı onun giyinmiştir. Yüzünde yara izleri olan bu adam kendisine karısıymış gibi davranmaktadır. Sarah' nın bu oyuna inanmaktan başka çaresi yoktur çünkü içeride mışıl mışıl uyuyan oğlu Harvey her şeyden habersizdir. Soğukkanlılığını koru ! Kâbus bu gece başlayacak ve bu düğüm Psikiyatrist Mark' ın yardımı ile son bulacak mı ? O zaman ne diyoruz : " Kapıları kilitle korku soğuk hava gibi içeri sızmak istiyor... "
Ağrıdağı Efsanesi kitabı bir çırpıda merakla okuyup bitireceğiniz bir aşk destanını konu alıyor. Bir gün Ahmet'in kapısının önünde bir at durur, kime ait olduğu bilinmez ve denir ki atın sahibi bey de olsa, paşa da olsa, Osmanlı padişahı , Köroğlu da olsa kelle verilir bu at verilmez. At Ahmet'e Hak'tan yadigardır. Geleneklerine sımsıkı bağlı olan halkın, atın sahibi Mahmut Han'a karşı çıkarak Ahmet'i korumasını ve Ahmet ile Gülbahar'ın dillere destan olan aşkını anlatır.
Yaşar Kemal bu kitabında yerel söyleyişlere sık sık rastlayacak ve Ağrı Dağı'nın eteklerinde çalan kavalın sesini siz de benim gibi duymak isteyeceksiniz.
Ağrıdağı EfsanesiYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
Bu hayatta çok sevdiğim ve saygı duyduğum canım hocamdan gelen bu hediyeyi yavaş yavaş özümseyerek süreci tamamladım. Eğer sizler de benim gibi 20'li yaşların bulantılarını (sınav stresi, gelecek kaygısı vb. durumları) yaşıyorsanız eminim bu kitap ilaç gibi gelecektir. Yazarın hayata ve insan ilişkilerine dair öğütlerini sanki kendi hocamdan dinliyormuş gibi okudum. Hızlı ve karışık akan bu dünya düzeninde sizin halinizden anlayan, birçok hikaye üzerinden öğütlerini süsleyen bu kitaba bir şans vermenizi öneririm. O zaman ne diyoruz her şeye rağmen haydi