"Hayır Jane, hayır gitme. Sana dokundum artık, sesini duydum. Varlığın bana huzur, teselli verdi. Bu mutluluktan artık vazgeçemem. Benim bir şeyim kalmamış, bana sen lazımsın. Dünya bana gülebilir, bencil diyebilir, önemi yok. Ruhum seni istiyor, ya tatmin edilecek ya da vücudum kıyasıya öç alacak. "
Sevgili okuyucum, o anda onu bağışladım. Gözlerinde öylesine derin bir vicdan azabı, gerçek bir şefkat, halinde öyle bir mertlik, bakışlarında öyle değişmemiş bir sevgi var ki her şeyi afettim. Ama sözle değil, açıkça değil yalnıza kalbimin içinden bağışladım.