elveda

Değişimin olmadığı ve değişime ihtiyaç duyulmadığı yerde zekâ yoktur.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yanlarında kahverengi ve yanık paçavraların aslında çürümüş kitap kalıntıları olduğunu anlamıştım. Uzun zaman önce paramparça olmuşlardı ve yazıları yok olup gitmişti. Ama ortalıkta çarpık tahtalar ve kırılmış metal tokalar vardı ve bu da hikâye hakkında yeterince bilgi veriyordu. Bir edebiyatçı olsam, hırsın ne denli yararsız olduğu konusunda bir ahlak dersi verebilirdim. Ama beni asıl etkileyen, bu şekilde çürüyen kâğıtların neden olduğu emek israfıydı. İtiraf etmeliyim ki o anda Felsefi Kayıtlar ile kendi yazdığım fiziksel optik konusundaki on yedi makaleyi düşünüyordum.
Sayfa 94·Kitabı okudu
Bunun insan bencilliğine karşı şiddet dolu bir ceza olduğunu düşünerek korkmamaya çalıştım. İnsanoğlu yoldaşlarının yardımıyla rahat ve zevk içinde yaşamaktan memnundu; düstur ve bahane olarak ihtiyacı kullanıyordu ve zamanı gelince ihtiyaç da başına dert olmuştu. Çürümekte olan bu aristokrasiye, Carlyle benzeri bir aşağılamayla yaklaşmayı bile denedim.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Ardından birden durumun mizahi yönü aklımda belirdi: Gelecek çağlara ulaşabilmek için yıllarca çalıştığımı ve derin derin düşündüğümü, şimdi de o dünyadan ayrılmak için sahip olduğum tutkuyu düşündüm.
Sayfa 57·Kitabı okudu
İnsanların yaşamlarındaki rahatlığı ve güveni görünce, cinsiyetler arası benzerliğin beklenen bir şey olduğunu düşündüm, çünkü erkeğin gücü, kadının yumuşaklığı, aile kurumu ve meslekler arası fark sadece fiziksel kuvvet çağının savaşçı gereklilikleridir. Nüfusun dengede ve kalabalık olduğu bir yerde, fazla çocuk sahibi olmak devlete iyilikten çok zarar getirir. Şiddetin görülmediği ve çocukların güven içinde yaşadığı bir yerde etkin bir aile kurumuna ya daha az ihtiyaç duyulur ya da hiç duyulmaz, ayrıca ebeveynlerin çocuklarının ihtiyaçlarına göre uzmanlaşmalarına gerek kalmaz.
Sayfa 44·Kitabı okudu