Muhtemelen bu yüzden hikaye anlatırız.
Dünyanın ve içindeki her şeyin yerli yerinde olduğu bir başka paralel koridor yaratmak için, tehlike ve ölüm akın etmeye başladığında anlatıyı başka bir tarza yönlendirmek için, tıpkı bahçıvanın bahçede suyu bir sonraki tarla yönlendirmesi gibi.
Bahçıvan ve Ölüm Uzun zamandır böyle bir dili ve anlatımı olan bir şey okumak istiyordum anlatımı beni o kadar içine çekti ki. Ama kitabın anlattığı şeyi bilsem bu kitabı okumaya cesaret edemeyebilirdim. Benim için bazı şeyler olmasından korktuğum geleceği bazı şeyler de yaşanılanları anlatıyor. Boğazım düğümleniyor ilerledikçe. Her cümlesi herkesi bu kadar etkilemeyebilir belki ama arada geçen saçma bi cümle bile benim için o kadar tanıdık ki. Mesela babası ‘beni tıraş etmen lazım’ diyor. Ben babamın aynı cümleyi bana kurduğu zamanı hatırlıyorum babamın saçlarının döküldüğünde saçlarının kesildiği zamanı hatırlıyorum.