Bazen insanlar kendi deneyimlerine bile güvenmeyi bırakır; kendi bedenlerine, kendi zihinlerine. Birinin onlara gelip ne yaşamaları gerektiğini, nerelerinin acıdığını ya da ne hissettiklerini söylemesi gerekir.
Kurşun kalem kullanan insanlar temkinlilerdir, bağlanmayı beceremezler. Kurşun kalem kullanarak verdikleri kararların kalıcı olmayacağını, bazı hatalardan kaçınabileceklerini zannederler. Gel gör ki karar vermemek de bir karardır.
Sevgi'nin en büyük arzusu, özgünlük olmasına rağmen başkalarını taklit etmeye çalışmışlardır.
Dış kaynaklı bir şeyleri yansıtmaya çabalarken içlerinden gelen kuvvetli Işık'ı unutmuşlardır.