Kitap kendisine "Yol Romanı" denmesini hak ediyor. Ana karakter Bayram' ın Almanya'dan memleketine uzun yıllardır hayalini kurduğu Mercedes arabasıyla gelişini anlatıyor. Yolculuk esnasında fazlaca bilinç akışı tekniğine yer verilmiş. Bayram ın içsel hesaplamaşları, yüzleşmeleri, kendini vicdan muhasebesine çekmeleri... oldukça sık karşılaşılan sahnelerden. Yazarın kalemi çok güçlü: benzetmeleri, uzun ve nitelikli cümleleri takdire şayan.
Kitabın ana karakteri Bayram ın tek hedefi Mercedes arabasını almak, yıllardır bu hedef uğruna para biriktirip, bin bir türlü cefaya göğüs germiş. Zannediyor ki Mercedes i alırsa kendini kanıtlamış ve millet içinde saygınlık kazanmış olacak. Oysa ki öyle olmuyor. Yaptığı hatalar yüzünden millet içinde hiç yeri kalmıyor.
Kitabın sonu Bayram için tam bir hayal kırıklığı...
Bence kitap erkek okuyucuların daha çok ilgisini çeker, askerlik anılarından araba tamirinde kadarki tüm ayrıntılar onlara hitap eder nitelikte.
Ben kitapta çarpıcı bir son veya farklı ve vurucu bir sahne bekledim ama kitap bu beklentimi karşılamadı. Bana göre tekdüzelikte devam etti.
Bir kadın yazarın erkek karakteri bu denli ayrıntılı anlatılmış olması da ayrı bir başarı. Örneğin bir yere baktığında ilgisini çeken ilk şeyin araba vs olması erkek zihnini çok başarılı bir şekilde tahlil etmiş. Yazarın bu başarısını da dile getirmek gerekirdi.
Yine de 7 puan veriyorum, güzel bir kitap