Benim gibi, mesaiden ve akademik makalelerden yoruluyorsanız arada, zihninizi resetlemek için ideal bir seri. Okurken yormuyor, ekstradan düşünmeye sevk etmiyor. Tam bir "restart" tuşu...
Okudum, okudum, okudum. 1 haftada okudum. Halbuki alt tarafı 190 sayfaydı önsözü ve kaynakçaları çıkarttığınızda. Bir bilemediniz 2 günlük ömrü vardı.
Ben okudum, okudukça nefes alamadım. Bazen okuduğumu hazmetmem için 20 dakika bekledim. Bazen ne okudum ben diyerek, temiz hava almaya çıktım. Sonra devam ettim okumaya kaldığım yerden... Sayfaların yarısından fazlasını içine katladım okurken... Bugün en son sayfayı çevirip kitabı bitirdiğimde kendi kendime söylendim. "Ne istiyor bu dinler bizden?" Sonra sorudan rahatsız oldum ve şeklini değiştirdim. "Ne istiyor bu din adamları bizden?" Bu daha makul bir soru oldu. Düşünsenize bu adamların arasında "Bu sabah kadın doğmadığın için rabbine şükrettin mi?" diye soran da vardı, "6 yaşında kızlarla evlilik caizdir" diyen de, cadıdır diye kadınları yakan da... Halbuki Yaradan bu kadar adaletsiz olamazdı, olmamalıydı... Bilemedim...
KadınlarEduardo Galeano · Sel Yayıncılık · 20242,649 okunma
Sovyet ve Amerikan emperyalizminin "amaca giden tüm yollar mübah" felsefesiyle özgürlükçü ya da radikal islamcı terör örgütü kılığına nasıl girdiğini, iki yüzlü Avrupa'yı, sömürgeciliği, İslam'ın aslında ne olmadığını, kendi ülkelerinde gül dalında dikene tahammül edemeyenlerin, "bu bizim toprakları" nasıl mezbeleliğe çevirdiğini, tarihi barbarlıkla dolu Avrupa'nın, bir tarihi bile olmayan Amerika'nın binlerce yıllık tarihinin imbiğinden süzülerek gelen o müthiş medeniyeti nasıl viraneye çevirdiğini öyle güzel anlatmış ki "Bin Muhteşem Güneş"... Dün öğle saatlerinde elime alıp az önce vedalaştım kitapla... Gel gör ki, Meryem, Tarık ve Leyla ciğerimi dağladı... Bizim romanlarda kolay bulamayacağınız bir 'taze dönem romanı' bilgeliği mevcut satır aralarında. Ben okumakta 12 yıl kadar gecikmişim... Siz de ben gibi gecikenlerdenseniz sayet; şiddetle tavsiye ederim...