gül suyunda yıkanmış, yakasına gül ağacı takmış kadınlar sevdim ben,
künyelerinde kendimi ezberledim
evlerinde uyandığım sabahlarda o kadınların
pencereleri giyotin oldu saçlarıma
jilet gibi kesti rüzgâr acımı..
İşte
yazıyı da bulduk sonunda
kalemim bukalemundu benim
çıt etti. Baktım ki ben, bizzat kendim
ana rahminden söküp almış
başaşağı tutup., şap! şap!
kıçına vuruyorum ilk harfin..
Bir hıçkırık olur
takılır ansızın kırık ruhuma,
onlar benim sakat saatlerimin sadık düşü
onlar estetiğin yüzüme tik biçiminde düşüşü
onlar beni ayakta tutup, tutuklatıp, yasaklatan
Karahumma..
yakası kan dantelli kadın bluzu boğaz’ı yırtarak
ve söküp çıkartarak emanet bir sutyenin kopçalarını
o kocaman sarkık iki memesinin arasından o halkın
paşabahçe vapuru’nun kıçına basıp tekmeyi haykırarak:
— ama sevmiştim ben onlan zamansız., ve önemle unut
beklemek günahtı, ihanet sebil, bir de nostalji ha?