Çocukken '' Bir büyüsem '' diye arzuluyoruz, yaşımız ilerlediğinde '' keşke çocuk olsam '' diye iç geçiriyoruz. Ve sonunda ne olduğunu anlamadan hepimiz arkası olmayan bir güne kavuşuyoruz. Adeta muhteşem dekorlu bir tiyatro gösterisini bir kaç saniye seyretmemizden sonra bir anda perde kapanıyor ve '' hepsi bu kadar '' deniliyor. İçimizden daha yok mu? Desek de perde iniyor ; tüm sevdiklerimiz ve güzellikleriyle dünya arkamızda kalıyor.
Türk devleti büyük bir dünya savaşı patlak vereceğini ve bundan önceki savaşlardan daha büyük bir yıkım olacağını öngörmüş 1935-45 yılları arasında savaşa olabildiğince halkı hazırlamaya gayret etmiştir. Bu kitapda o yıllar da yapılan pasif koruma ile alakalı tüm tedbirler, kurslar, tatbikatlar, karartmalar en ince ayrıntısına kadar okuyucuya aktarılmış. Büyük bir bölümü İstanbul'da geçen tüm olaylar faaliyetler kaynakları ile beraber verilmiş. Çok ilginç bilgiler mevcut. Özellikle ikinci dünya savaşı meraklılarının ilgisini çekeceğini düşünüyorum.