Emrullah

Emrullah
@Emrllh21
Eczacılık
Şanlıurfa
1999
83 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Hayır. Asla, uykuya dalarken bile olsa artık beni hiçbir şey şaşırtamaz demeyeceğim böbürlenerek. Hayır. Bir yıl geçti yeni bir yıl daha geçecek ve bu da geçen yıl gibi bir yığın sürprizle dolu olacak. Demek ki öğrenmeye boyun eğmek gerekiyormuş.
Sayfa 85
Tanrı bunu bana niye yapmıştı? Ben bunu hak edecek ne yapmıştım? Bu sorgulama anında vicdanım sanki küfretmişim gibi beni yokladı ve galiba dile gelip benimle konuştu: "SEFİL! Bir de ne yaptım diye mi soruyorsun? Berbat biçimde tükettiğin ömrüne dönüp bir bak ve kendine ne yapmadığını sor.
Sayfa 100
Bu kadar çok gördüğüm bu yeryüzü ve deniz nedir ? Hangi nedenlerle yaratılmıştır ? Peki ya ben neyim ve vahşi ya da evcil, insancıl ya da zalim öteki yaratıklar nedir ? Biz niye yaratıldık ? Kuşkusuz hepimiz, yeryüzünü ve denizi, havayı ve gökyüzünü meydana getiren gizemli bir güç tarafından yaratılmışız. Peki kim bu güç ? Ardından en doğal biçimiyle, bütün bunları Tanrı'nın yarattığı geldi aklıma. Her şeyi yapabilen Güç her şeyi yönlendirip yönetebileceği için, hepsini ve kendileriyle ilgili her şeyi çekip çeviren ve hükmeden de odur. Eğer böyleyse, yaptıklarının büyük döngüsü içinde onun bilgisi ve rızası dışında hiçbir şey olamaz.
Sayfa 100
o zamandan beri insanoğlunun, özellikle de gençlerin yaradılışlarının ne kadar da acayip olduğunu gözlemlemişimdir; bu tür durumlarda sağduyularının kendilerine yol göstermesi gerekirken, günaha girmekten utanmıyorlar da pişmanlık duymaktan utanıyorlar; kendilerini saygın aptallar durumuna düşüren eylemlerden utanmıyorlar da kendilerini yalnızca bilge kılabilecek geri dönüşlerden utanıyorlar.
Sayfa 14
Uzun zamandır bende, diri diri dağılmakta, parçalanmakta olduğum duygusu belirmişti. Yalnız cismim değil, ruhum da, aralarında bir uyuşma olmaksızın, kalbime sürekli zıt gidiyorlardı. Garip bir dağılma ve bölünmeden geçiyordum sürekli. Bazen bir şey düşünüyor, buna kendim de inanmıyordum. Bazen içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka yerde, ve ayıplıyordum kendimi. Dağılan, çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım...
Sayfa 48