Emrullah

Emrullah
@Emrullah_vefa
5 Kasım 1996
1 okur puanı
Şubat 2026 tarihinde katıldı
"Bu dünyada bunca zahmet ve telaşe ne için? Zenginliğin, gücün ve egemenliğin peşinde koşmanin sonu ne?" diye soruyordu Adam Smith. ve şöyle yanıtlayarak sürdürüyordu: "Fark edilmek, hizmet edilmek, sempatiyle, memnuniyetle ve övgüyle anılmak için" bu ihtiraslar dizisi." Adam Smith’in bu sorusu aslında insanın en temel arayışlarından birini ortaya koyuyor. İnsan çoğu zaman zenginliği, gücü ya da statüyü gerçekten ihtiyaç duyduğu için değil; görülmek, değer görmek ve başkaları tarafından takdir edilmek için ister. Yani çoğu hırsın arkasında maddi kazançtan çok, “fark edilme” ve “anlamlı hissetme” isteği vardır. Bu yüzden belki de asıl soru şudur: Gerçek değerimizi başkalarının övgüsünde mi arıyoruz, yoksa kendi iç huzurumuzda mı? Eğer insan yalnızca takdir edilmek için koşarsa, bu yarışın sonu hiç gelmez. Ama anlamı kendi içinde bulabilirse, o zaman hayatın telaşı yerini daha derin bir dinginliğe bırakabilir.
Felsefe-Düşünce
İnsan fark edilmek değer görmek ve hatırlanmak ister. Belki de bu yüzden yalnız güç ve zenginlik peşinde değil, aşkın peşinde de koşar. Çünkü insanı gerçekten görünür kılan şey bazen servet değil, birinin kalbinde yer bulmaktır. Bir yazarın dediği gibi: “Sevgiyle bakılan bir insanın hayatı değişir.” Belki de bütün bu telaşın içinde insanın aradığı şey, en sonunda sevilmek ve sevebilmektir.
İnsan bazen bütün dünyada iz bırakmak ister, ama aslında tek bir kalpte unutulmamayı arzular.
Reklam
ne zor seni sevmek… adını içimde büyütüp dudaklarıma sürgün etmek. ne zor dokunamamak; ellerim cebimde, yüreğim yangın yeri. sen bilmezsin, ben seni kalabalıkların ortasında bile sessiz sevdim; bir vapur kalkarken ardından bakar gibi, gitmeye mecbur olduğunu bile bile. beklemeyi senden öğrendim, bir akşamüstü güneşinin denize ağır ağır düşüşü gibi, acele etmeden, isyan etmeden. uzaktan sevmeyi de senden öğrendim; bir şehre âşık olup içinde yaşayamamak gibi. sen başka bir hikâyenin cümlesiydin belki, ben o kitabın kenarına düşülmüş isimsiz bir not. ama bil ki, en çok kenar notları yakar insanın içini. dokunamadım sana, ama geceler boyu omzuna baş koymuş gibi sustum. sesini duymadığım günlerde bile adını içimden fısıldadım; sanki rüzgâr sana ulaştırırmış gibi. ne zor seni sevmek… bir tren garında el sallayıp hiç binemeyeceğini bilmek gibi. ama ben şikâyetçi değilim. çünkü bazı sevdalar kavuşmak için değil, adam olmak içindir.
pseudo!
Bazı sevdalar kavuşmak için değil, insanı büyütmek için var… Bu satırları okurken içimde susturduğum özlem yeniden dile geldi. Sevmek bazen dokunamamak demek, bazen kalabalığın ortasında sessizce bir ismi taşımak… Özlemek hiç azalmıyor ama insan şikâyet etmeyi bırakıyor.
çok güzel anlattın ağzına sağlık.
Hayattaki motivasyon cümleniz ne ?
1000Kitap
Hayattaki motivasyon cümleniz ne ?
1000Kitap
"Hikayem daha bitmedi"
1 yanıtı göster