Patlamış mısır, pamuk şeker, çikolata makinelerini görmeniz lazımdı. Zeytin ve karpuzun ülkesine koştular. Etrafında toplanan çocukların neşesini görmek paha biçilemezdi.
Anladım ki, insan kandırılmış olmayı kolay kolay kabullenemiyormuş. Özellikle bir de bunu sevdikleriniz, en yakınınız yaparsa daha da ağır geliyormuş meğer.
Efsaneler ya da hikâyeler gerçeklik payı olsa bile sonuçta sözden ibarettir. Bizim onlara olan inancımız ne kadar kuvvetliyse, o kadar korkunç ya da o kadar muhteşemler yani.