Arsine gibi müthiş bir hikayesi bulunan bu kitabın konusu gerçekten çok müthiş. En yakın zamanda bu hikayenin tv'lerde yerini alması gerekir. Çünkü hikayesini okudğunuzda kitabı bir kez daha okumak istiyorsunuz. Hani aşık olmak gibi bir şey...kitaba ve hikayesinin sağlamlığına hayran kaldım. Ninem bile kitabı okudu o gözleri az gören ninem bunun yazan adam bunu gerçekten yaşamış dedi.
15 Temmuz gecesi, darbeci bir asker:
"Bu saatten sonra askerin sözü devletin sözüdür."
16 Temmuz sabahı bir Özel Harekatçı:
"Bundan sonra şehitlerin ruhu ve milletin sözü, devletin ilelebet sözüdür."
Yazarın kalemi ile Kuğulu Park Cinayeti kitabı ile tanıştım ve onu çok beğenmiştim. Bu kitabı birçok yönü ile daha çok beğendim. Kurgu ve akıcılığı çok iyi. Zaten kurguların birçoğu gerçeklerden esinlenerek yapılmış. Mekanlar birebir gerçek ve bu ayrı bir keyif veriyor. Bu kitap benim en çok sevdiğim husus olan edebi nitelikleri bakımından gayet hoş olmuş ayrıca çok güzel betimlemeler de yapılmış. Olayların arasına öyle yerlerde öyle güzel cümleler serpiştirmişki düşüncelere dalmamak imkansız. Tek eksi yönü kitap bütün halinde yazılmış, bölüm bölüm olsaydı daha iyi olurdu. Ama bence yazar burada zekasını kullanmış . Çünkü olaylara kendimi öyle bir kaptırdım ki bölüm bölüm olmadığı için kopukluk olmasın diye kitabı birkaç oturuşta bitirdim. Yine de bölüm bölüm olması daha iyi olurdu. Ayrıca bütün kitapları arasında bağlantılar olduğunu her cinayet ile ilgili başka bir kitapta bir detay olabildiğini fark ettim. Bir nevi seri niteliğinde kitapları. Sırada Atakule Cinayeti var .
Ayrıca bu kitabımda imzalı️ ️
Konusuna çok kısa değinecek olursam; Ankara da soğuk bir kış sabahı yine bir cinayet olayı vardır. Çinçin de yıkık dökük bir harabede 2 el ateş edilerek öldürülmüş bir erkek cesedi ve arkasındaki duvarda yazan Tanrı'nın Beğenmediği Kadın yazısı🤔. Erhan Amir ve ekibi bu cinayeti çözmeye çalışırken birbirinden heyecanlı ve gerilim dolu bir macera için bu kitabı okumanızı öneririm️️️.
Yazarımızın kalemine yüreğine sağlık kurgusu, edebi yönü ve gerçekçiliği ile harika bir eser çıkarmış ortaya
Ağladıklarında; yanaklarından süzülen o gözyaşları toprağa düştüğünde, toprak bile ağlar. O toprak ki bir çocuğun gözyaşı bana düştü diye gökyüzüne küser. Bir çocuğun acı dolu gözyaşları taşa düşmüş olsa; taş ikiye parçalanır. Çünkü onlar dünyalarında öyle masum, öylesine saf yaşarlar ki onları mutlu etmek çok basittir. Bana bir sakızla mutlu olacak, gülümseyecek binlerce insan gösteremezsiniz ama bir adet sakızla, dünyadaki milyonlarca çocuğu güldürebilirsiniz.