...Arabaların sileceklerinden daha çok çalışan insanlar var bu dünyada. Şemsiyeden aşağıya süzülen yağmur damlalarından daha çok ağlayan insanlar… Bir ömrü pencerenin önündeki yatağa atfetmiş, ölümü beklemekten ölen insanlar… Hiçbirinden haberimiz yok. Bozulan bilgisayara küfrederek geçiyor zamanımız. Şarjı biten telefona, kilitlenen trafiğe… Maaşını alamadığı için eve eli boş dönen adam da umurumuzda değil, evde kocasından kuru ekmek bekleyen kadın da. Süt içmesi gereken çocuğun annesinin açlıktan sütü kesiliyor, biz; “kırem şanti’mizin” kıvamı tutmadı diye üzülüyoruz. Yetimhane duvarına yazılan “anne” kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyoruz ve soğuktan donarak ölen adamın son cümlesi canımızı yakmıyor. “Haberimiz yok gerçek acıdan kederden” Boktan hayatlarımıza kifayetsiz sorunlar ekleyip, kendimize önemli şahsiyetler süsü veren kurmalı bebekleriz...
Sevim Demiröz – Haberin Var mı?