“Yazık, insan yüreğine erişmiş aşkların en ateşlisinin sonucu buydu demek! Tutumum başkalarına iğrenç görünecekti, ama bilincim bana hak veriyordu. Gençliğin en güzel duyguları, en büyük dramları böyle bitiyor işte. Benim Tours’tan Clochegourde’ a (madamın köşkünün bulunduğu yer) gitmek üzere yola çıktığım gibi, hemen hepimiz sabahtan, dünyayı avucumuzda tutarak, yüreğimiz aşka susamış olarak yola çıkarız; sonra, acı deneylerden geçtiğimiz, insanlara, olaylara karıştığımız zaman, farkına bile varmadan, her şey yavaş yavaş küçülür, yığın yığın küller arasında azıcık altın bururuz. İşte yaşam! Olduğu gibi yaşam: büyük savlar, küçük gerçekler.”