Dostoyevski’nin 25 gün içinde yetiştirmek için aceleyle yazdığı ve yazarken kendisine yardımcı olan kadına âşık olup evlendiği kitaptır Kumarbaz. Zannediyorum bu nedenle onun için önemli kitaplarından biri olmuştur. Tıpkı benim için olduğu gibi. Bu kitabı benim için fikirleri önemli olan birinin önerisi üzerine okudum ve okuduktan sonra bitti diye haber verdim üstüne konuşalım fikirlerini duymak istiyorum diye. Bence o kadar başarılıydı ki aklımdakilerin hepsini unutmadan söyleyebileyim diye acele ettim. Dostoyevski gibi bir yazarın elinden çıktığı için kötü olacağını hiç düşünmemiştim zaten ama gençlik yıllarının ateşiyle yaşanan aşk ve kumar tutkusu, bu karşı konulamayan bağlılığın hayatın üzerindeki etkisi çok başarılı bir şekilde anlatılmış. Hele de yalnızca 25 günde yazıldığını düşünürsek. Detaylı karakter anlatımları sayesinde karakterlerin her birinin iç dünyasını ve motivasyonlarını çok iyi anlıyoruz bu da kitaba bir akıcılık katıyor. Olaylar zaten okurken ne oldu ne olacak diye düşündürüyor bu nedenle de hızla bitiveriyor bu kitap. Ve bu kadar iyi anlatabilmiş olmasının nedeni kuvvetle muhtemel yazarın kendisinin de bir kumarbaz olmasındandır. Kumar borçlarını ödemek için bu kitabı yazdığını söyleyenler de var ama ne kadar doğrudur hiç bilemiyorum. Kitaplar hakkında böyle detaylar onları daha çekici yapıyor diye düşünüyorum.