İnsan-Hayvanlar... Ne de yakışmış yan yana. Sonuçta ne farkımız var ki onlardan? Vahşi hayatın yasalarını yanlış anlayıp, evcil hayatımızda uygulamıyor muyuz? Hayvanların yaşamak uğruna " Zayıf olanı ez, güçlüye boyun eğ" yasasını sırf zevk, para, mevki uğruna biz de uygulamıyor muyuz?Onlar ölmemek için güçlüye boyun eğiyorsa, biz varlıklarımızı, olduğumuz yeri kaybetmemek için boyun eğmiyor muyuz? İşte Jack London insan ve hayvanı yan yana getirerek zihnime bunları fısıldıyordu. Kitapta bir kurt olarak gözümü açıp, insan olarak hayatı sorguladım. Yanlışına dayak atarak, doğrusuna ise sadece yemek vererek de bir kurdun itaatini kazandık ama bu durum sadece rahatlığın verdiği,karşılıklı çıkarların olduğu bir hoşnutluktu. Yanlışını anlatarak, doğrusunda onu severek de kurdun itaatini kazandık. Biri ile diğeri arasında kocaman bir fark vardı."Hoşnutluğun yerine sevgi geçmişti".