Ben onun cennetinin yarı ölü bir şey olacağını söyledim; o da benimkinin bir sarhoştan farksız olacağını ileri sürdü. Ben onunkinde uyuyup kalacağımı söyledim o benimkinde soluk alamayacağını...
...O zaman ,o bu kerte ufak çocukların ölebileceğini bilmiyordu. İnsanların yaşayıp ihtiyarladıktan sonra, bir de cephede kurşunla vurularak ölebileceğini sanıyordu. Ölüm sırayı, saygıyı unutarak gelmiş iki sevgili küçük kardeşini alıp götürmüştü.
Her sabah omzundaki küçük kuşa sor: O gün bugün mü? Hazır mıyım? Yapmam gereken her şeyi yapıyor muyum?
"Doğrusu Mitch, ölmeyi öğrenince yaşamayı öğrenmiş oluyorsun ."
İnsandaki çocuk vicdanı tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenmez gelişmez ...
Sana, senin sözlerini tekrarlayarak veda ediyorum: "Merhaba Beyaz Gemi, ben geldim!