Bu tarz kitaplara başlamadan önce çok fazla bilgi sahibi olmayı pek sevmem. Belki biraz araştırırım insanlar sevmiş mi yoksa çok mu nefret edeni var diye, seveni az bile olsa görmüşsem kitaba kör topal dalarım. Bazen konusunu bile okumam o derece. Tabi her kitap için geçerli değil bu çünkü bazen de önceden bilmek, bakmak gerekiyor ama I Who Have Never Known Men'in hakkında çok yorumlara bakmadan başlanmasını gerektiğini düşünüyorum.
Başlarken de ortalarındayken de sonlarındayken bile kitap hakkında düşünceleriniz tam anlamıyla bir düzleme varmıyor. Bu şekilde 3 veya daha fazla hayali kısımlara ayrılmış kitapları gerçekten çok seviyorum. Okuyanların ne demek istediğimi anladığını düşünüyorum. Ki kör topal girmenin de en güzel yanlarından biri bu. Kitabın sizi nereye götüreceğini asla anlamıyorsunuz, karakterlerle beraber siz de hep beraber bir bilinmezliğe doğru yürüyor ve hatta bazen de sonuca beraber 'varamıyorsunuz.'
Kasvetli ama sakin havası ise okumayı kolaylaştıran etkenlerden bir tanesi. Sevmeyenlerin de sevmeme sebeplerinden biri olduğuna eminim. Karakterleri anlıyor, onlarla karmaşıklığa ve bilinmezliğe karşı lanet ediyorsunuz. Bazı kısımlarını hatırladıkça hâlâ tüylerim diken diken oluyor.
Gerçekten şans vermenizi istediğim, birçok kişinin önüne düşmesini istediğim bir kitaptı. Şimdiden iyi okumalar.