Komik gelecek ama bence yaşamının en mutlu dönemiydi o; bir şey için savaşın veriyordu, kendini canlı, yaşadığı zorluklara karşılık verecek güçte hissediyordu.
Gözlerini açtığında Veronika, "Burası cennet olmalı," diye düşünmedi. Cennette odaları floresan ışıkla aydınlatmazlardı kesinlikle ve de anında başlayan sancı tipik bir dünya sancısıydı. Ah, bu dünyanın acıları hiçbir şeye benzemez, hemen anlaşılır.
Güneşin doğuşu batışı, mevsimlerin değişimi, hayatın döngüsünün kendi nizamında bir seyri vardır. Bu demi devranda bir denge ve düzen kuralı geçerlidir. Tüm varlıklar bu denge ve düzen üzerine uyum gösterir ve dolayısıyla sürekliliklerini sağlarlar. Homo Sapiens evrimsel sürecinde düşünme becerisini geliştirmiş ancak var olduğu dünya ve evrene uyumdan ziyade onu değiştirmeye kalkmıştır. İşte bu durum yaşam döngüsüyle çatışma yaratmıştır. Bu çatışmada kaybeden taraf hep doğanın düzenine aykırı hareket eden taraf olmuştur. İşte bu yüzden insan toplumsal yaşamda yerini koruyabilmek için planlı, hayatın doğasına uyum için planlarının uymadığı yerde doğaçlama yaşamalıdır. Bu ikisini olabildiğince dengeli ve düzenli yapmalıdır. Her ikisi de olabilirlik sınırını geçmemelidir.
Senin olan şey seni bulacaktır, senin olmayansa elde etsen bile senin olmayacaktır, dedi. Batuhan'ın sonunu merak ettiği sözleri Şefi devam ettirdi. Bazı hususlarda bekleyip görmek en doğru seçenektir. Eşyayı veya tüm nesneleri elde etmenin zamanını öne alabilirsin, sıralamasını değiştirebilirsin ancak duygular konusunda müdahale etme şansın yoktur Bu sevi hissi öyle bir olgudur ki baskı iticiliği, ilgisizlik soğumayı getirir; avuçlarında tuttuğun bir kelebek gibi narin davranmak zorundasın ona. Bunda ne gurur ne de kibir çözüm olabilir. Bu yüzden sabırla, özveriyle çiçeğini sulayacak, açacağı vakti bekleyeceksin.