Efkar u Fakir

İmkân artarsa ...
İnsanoğlu imkânı oranında zavallılıklarla da çevrilidir. Bilgisi arttıkça bilgisizliğinin artışı gibi. Filozoflar, bilgilenişteki bu çıkmazı ve çelişkiyi gördüler. Ama yinede bilginin çekiminden kendilerini kurtaramadılar.
Din
Reklam
Kimi insan muallaktadır. Ve sanki hep böyle askıda olmayı sevmekte. Gökyüzünde yaşıyor gibidir o. Hayaller, hülyalar ve rüyalar içinde. Ama bu sürrealde oluş, onu sürnatürel ya da fizikötesi insanı yapmaz. Bulutlar gibi şekilden şekile girer bu insan. Hatta kimi zaman, güzel şekillere bile belki. Ama hiçbir zaman belli ve esaslı bir sabitliğe kavuşamaz. Ordan oraya süreklenip durur. Esen rüzgara tabidir. Kararsızdır. Binbir şekilli görünse de aslında amorftur ya da deformedir.
Din
Sınav
... bizim kendi kendimizi sınayıp denememizdir. Bizi, varolmanın gerektirdiği bu yaman otokritik hengamesinde, bu amansız iç kurcalaması karşısında yalnız bırakmamak anlamına gelir, bu sınayış, bu deneyiş.
Din
Görüşümüzü, ne sırf aklın hapishanesinde boğmalıyız, ne de zaptedilmez efsane bulutlarıyla savurup dağıtmalıyız. Zeka, akıl, hayal, efsane, keramet ve mucize, her gücü, yerli yerinde düşünüp kullanarak, değerlerimizi ruhlarımıza yeniden somut ifadeleriyle konuk etmeliyiz.
Din
Davasıyla müslüman
O kadar kendi davamıza dalmalıyız ki, Batı, bizi kendine baktıracağına,bize bakmak ihtiyacını hissetsin. İsteyerek ya da istemeyerek bizim konularımızla ilgilensin. Kendi içine kapanıp kalmayı öğütlemiyoruz elbet. Muhakkak ki, müslümanlar, dünyada neler olup bittiğinden iyiden iyye ve derinden derine haberdar olmalıdırlar. Çekinilmesi gereken, eleştirisiz etkilenmeleri, kritiksiz hayranlıkla taklide yeltenmeleridir.
Din