Doğum günleri insanlar için özeldir, özel olmalıdır. Ya da bu sadece belirli bir kesimin fikridir... Umut dolu bir giriş yapıp sonrasında yere çakıldığım birçok doğum günü geçirdim şu zamana kadar. Kiminde hatırlanmadım, kiminde umursanmadım, kiminde beklediğim kişiler tarafından hiç mi hiç kutlanmadım. Takıldım da yalan yok, ağladım hatta birkaç sefer öyle bir içerlemek... Bu denli değer verdiğim arkadaşlarım, sevdiğim kişiler çeyreğini bile mi hak görmedi bu değerin bana diye düşünüp durdum. Ta ki 20 yaşıma gelene kadar... Bence zamanla büyüdüğümüzün en büyük göstergesi bu doğum günlerine olan tepkiler. Şimdi düne dönüp baktığımda herkes mi kutladı doğum günümü? Elbette hayır. Ama 3 hatta 4 ayrı pastayla 4 ayrı sürprize kucak açtım. Her arkadaşım kutlamadı ama sevgilim kutladı en düşünülmüş şekilde. Kutlar dediğim herkes kutlamadı ama beni gerçekten seven çekirdek ailem kutladı en samimi şekilde. Niye kutlasınlar ki diye düşündüğüm ama bana verdikleri değeri en içten gördüğüm diğer aile üyelerim kutladı en sürpriz şekilde. Ve en erken de anaokulundaki minik öğrencim hamurdan yaptığı pastasıyla kutladı en unutulmaz şekilde. Anlamışsınızdır, doğum günlerine büsbüyük değerler veren o insanlardanım ben de. Ama önceden kutlamayanların üzüntüsü yaşar, kutlayanları görmezdim bile. Şimdi ise o değeri veren herkese koskocaman sevgiler besleyip kutlamayan birkaç ismi hatırıma bile almıyorum. Niye alayım ki? Niye alalım bize bir güncük bile verilmeyen değerleri? Niye sırf mutlu olayım diye, öğretmenim bak sana pasta yaptım diyen o minik adamı yok sayayım düşüncesiz bir kesim için? Büyümenin adımlarından birisi tam olarak da bu galiba. Verilmeyen değerlerin peşine düşmek yerine verilen değerlere sımsıkı sarılmak... Neyse, çok da uzatmayalım lafı. İyi ki doğdun Eslemsi,