Penelope Douglas’ın Günaha Davet kitabını BKM’de görüp, açıklaması ilgimi çektiği için almıştım. Başlangıçta hikâye daha soft, daha duygusal bir çizgide ilerliyordu. Hatta bir süre platonik bir aşk hikâyesi okuyacağımı düşündüm. Bu yüzden ilk sayfalarda kitap bende olumlu bir izlenim bırakmıştı.
Ancak ilerledikçe özellikle “mahşerin atlıları” diye sunulan karakterlerin yaptığı pek çok şeyin meşrulaştırılması beni fazlasıyla rahatsız etti. Rika ile Michael arasındaki çekim ve gerilim oldukça etkileyiciydi. Fakat Michael’ın hislerini kabul etmesine rağmen Rika’yı korumak yerine onu kurt sürüsünün önüne bırakması karaktere olan bakışımı tamamen değiştirdi.
Üstelik kız arkadaşını kendi arkadaşıyla paylaşmayı normalleştiren yaklaşım da benim için kitabın en rahatsız edici taraflarından biriydi. Duygusal bağın, güvenin ve sevginin bu şekilde değersizleştirilmesi hikâyeyi daha da itici hale getirdi.
Bazı sahnelerin zorlayıcılıktan çıkıp taciz ve tecavüz sınırına yaklaşması ise benim için kitabı iyice uzaklaştırdı. Hele bu tarz bir olayda bulunan bir karakterinin de eylemi normal bir detay gibi geçirilmesi oldukça rahatsız ediciydi.
Ben karanlık temaları olan eserler okunmaz demiyorum; fakat şiddeti, istismarı ve sınır ihlallerini romantize eden hikâyeleri tercih etmiyorum. Ne yazık ki bunu kitabı almadan önce bilmiyordum. Çünkü ilk bölümler çok daha farklı bir vaat sunuyordu.
Kısacası, güçlü bir psikolojik gerilim ve yasak çekim hikâyesi beklerken; sınır ihlallerini çekicilik gibi sunan bir kurgu ile karşılaştım. Benim için hayal kırıklığı oldu.