Mutsuz olmak için harcadığın tek bir an sana geri gelmeyecek. Yaşamının ne zaman başladığını biliyorsun, ama ne zaman biteceğini bilmiyorsun. Yaşadığımız her saniye bize sunulmuş bir hediyedir ve onu ziyan etmememiz gerekir. Mutluluk şimdiki zamanda yaşanır.
Hiçbir kırmızı sakalın birbirini sevmesine fırsat, izin vermeyeceksiniz. Bunlar birbirlerini sevmeye başladılar mı, sevginin olduğu yerde bireycilik barınamaz, korku, aşağılama barınamaz, zinhar, sevgiye izin vermeyeceksiniz. Bunlar birbirlerini sevmeyi öğrenirlerse bizi de, filleri de erinde geçinde yenmenin bir yolunu bulurlar.
Yeryüzünü baskıları altına alacaklar, tekmil yeryüzünü, karınca, kuş, ağaç, börtü böcek, çiçek, insan sömüreceklerdi. Bunun için de önce beyinleri, duyguları, toprağı, suyu, bedenleri yozlaştıracaklardı. Filler sultanı çok akıllı gidiyordu, iyi düşünüyordu. Önce karıncaları on beş , yirmi, kırk , bin parçaya bölmeli, sonra da bu her bölüğü ötekine can düşmanı etmeliydi. Bölünmüş karıncalar, hiçbir zaman bir güç olamazlar, sonuna kadar da tutsak kalırlardı.
Bir kere bak, kurtarırdım derken ki kibri
fark edebiliyor musun? Yanlış anlama… Ben ondan daha iyi bir yerdeyim, ben onu oradan çekip çıkarırım, diyorsun müdahale ederim ve düzeltirim diyorsun. Yapamazsın. Senin gücün buna yetmez. Senin gücün bir tek kendi sınavına yeter. Kendi yolunda yürümeye yeter. Başkasının yolunda sadece izin verildiği kadar yürüyebilirsin. Hem nereden biliyorsun, müdahalenin doğru olduğunu? Olan olmuş. Sen olmuş olanı beğenmiyorsun, kendi yorumunla değiştirmek istiyorsun…