Esma Tezgi'nin Kapak Resmi
Esma Tezgi, bir alıntı ekledi.
20 Nis 22:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Anısına saygı gösterildi mi yitirilmiş insan, yaşayan insandan daha çok aramızdadır.

Kale, Antoine De Saint-ExupéryKale, Antoine De Saint-Exupéry
Esma Tezgi, bir alıntı ekledi.
20 Nis 22:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Mumun özü de izler bırakan balmumu değil, ışıktır

Kale, Antoine De Saint-ExupéryKale, Antoine De Saint-Exupéry
Esma Tezgi, bir alıntı ekledi.
20 Nis 22:17 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Ve yavaş yavaş şu gözler kamaştırıcı gerçek seriliyordu gözlerimin önüne: iyiliği sevenin kötülük karşısında hogörür olduğu. Gücü sevenin zayıflık karşısında hoşgörür olduğu. Çünkü sözcükler birbirine meydan okusa bile, iyilikle kötülük birbirine karışır ve kötü heykeltraşlar için verimli bir toprak olur, zorbalık kendisine karşı gururlu ruhlar yetiştirir, kıtlık ekmeğin paylaşılmasına yol açar, ekmeğin paylaşılması ise ekmekten daha tatlıdır.

Kale, Antoine De Saint-ExupéryKale, Antoine De Saint-Exupéry
Esma Tezgi, bir alıntı ekledi.
20 Nis 22:17 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

Cimri servetini batırmak korkusuyla elindekileri vermeyen değil, senin sunduğun karşısında yüzünün ışığını esirgeyendir. Senin tohumlarını attığın zaman güzelleşmeyen toprak cimridir.

Kale, Antoine De Saint-ExupéryKale, Antoine De Saint-Exupéry
Esma Tezgi, Kale'yi inceledi.
20 Nis 22:13 · Kitabı okudu · 6 günde · 9/10 puan

O kadar uzun zamandır kitap okuyamıyorum ki, yaklaşık iki hafta oldu ama bana asırlar gibi geldi. Kale'yi de bu asırlardan önce bitirdim ancak zamansızlıktan yorum yazamamıştım, şimdi hatırlayıp yorum yazmak bile garip geliyor.
Tüm hislerim ve hatırladıklarım iki haftalık o yüzden taze bir yorum olmayacak belirtmek isterim.
Kale, Exupery'nin deneme ile roman arası kitabı, tamamlanmamış. Ama konusu itibari ile tamamlanması zor gibi, hayattan, insandan bahseden bilgelik yüklü bir kitap, böyle bir kitabın sonu nasıl gelebilir ki?

"Anısına saygı gösterildi mi yitirilmiş insan, yaşayan insandan daha çok aramızdadır."

Kitap gerçekten çok iyi, Exupery kendi stili ile kelimeleri yoğurmuş, fırınlamış, sunmuş ve enfes bir şölen çıkmış ama kelimelerin gerçekten tadına bakanlara. Bir çok kısa bölüm var ve hepsi hem birbiriyle bağıntılı hemde bağımsız, bir bölümü anlamak için tamamını okumak gerekiyor, kitaptan seçme cümleler okumak yazarın tam anlaşılmasının önüne geçecektir (bir çok cümle bölüm okunduğunda anlam kazanıyor). Okurken kitaba odaklanmak lazım çünkü Exupery bir sürü şey anlatmış ve kaçırmamak için odaklanmak şart ve bazı cümleleri anlamakta zorluk çektiğim oldu çeviriden mi yazardan mı bilemedim.

"Mumun özü de izler bırakan balmumu değil, ışıktır."

Kale, yaşanmışlığın, bilgeliğin kitabı gibi, okurken hem nasihat veriyor hemde düşündürüyor ki benim bir kitapta özellikle de böyle deneme türü kitaplarda en çok önem verdiğim nokta düşündürebilmesidir, fikrine katılsam da katılmasam da bir kitap beni düşünmeye sevk ediyorsa ben ona değer veririm. Kale de benim için tam anlamıyla bu oldu, anlattıklarından çok düşündürebilmesinden ve zihnimi canlı tutmasından etkilendim, öyle ki zaman zaman düşüncelere dalıp kitaptan koptuğum için aynı yerleri bir kaç kez okudum. Kale çok iyi bir kitap olmasa bile (dili, cümleleri açısından zayıf noktaları var), beni düşünceden düşünceye yolculuğa çıkardığı için benim için iyi ve değerli bir kitap, hemde çok.

Son olarak, kitapta not almak istediğim bir çok cümle vardı ancak çoğu bölümün tamamı ile anlam kazanıyordu, yine de bir kaç cümle alabildim.

Esma Tezgi, Doğu'nun Limanları'ı inceledi.
31 Mar 21:22 · Kitabı okudu · 5 günde · 6/10 puan

Amin Maalouf ile nihayet tanışabildim, ismini sık sık görsem de tanışmak için acele etmemiştim.

Yirminci yüzyılın özellikle ilk yarısının, Doğu'da, Osmanlı kıyılarında, Paris'te nasıl vuku bulduğunu konu alıyor. Birbirinden farklı karakterler ve ortamlarla bezenmiş, akıcı anlatımı olan bir roman. Sayfalar hızla akıyor ve yazar hiçbir şeyi fazla uzatmadan sade cümlelerle anlatmak istediğini anlatıp sizi yeni yeni olaylara sürüklüyor. Konusu ve anlatımı ile okuması hem rahat hem ilgi çekici bir roman olmuş.

Yazar insanın geçmişi ile geleceği arasında köprü kuran olayları cımbızla seçercesine özenle hazırlamış ve sunmuş. Doğu'nun Limanları iyi bir kitap olmasına rağmen ben bir şeyleri yetersiz buldum, içimdeki okura yeterince iyi seslenemedi. Yazarın diğer kitaplarında da aynı hisse kapılmam umarım.

Esma Tezgi, Benson Cinayeti'yi inceledi.
31 Mar 21:00 · Kitabı okudu · 6 günde · 5/10 puan

Katil kim polisiyelerini okumanın hem ayrı bir tadı var hemde insanın zihnini tetikte tutuyor, Benson Cinayeti'de katil kim sorusu etrafında dönen bir roman olunca tercih ettim. Bu tarz bir kitap okuyalı biraz zaman olmuş, bu tadı yeniden almak hoş oldu.

Philo Vance serisi, baş karakter odaklı serilerden. Benson Cinayeti'nin odak noktası da her ne kadar katili bulmak gibi görünse de baş karakterin dahisini kanıtlamak. Philo Vance çok zeki, sanatla uğraşan biri ve savcı arkadaşı sayesinde bu davaya dahil oluyor ve dehasını sergileme imkanı buluyor. Kitap ise baş karakterin yakın arkadaşının ağzından anlatılıyor ve karakterin toplumda nasıl bir görünüm sergilediğini görmek kolaylaşıyor.

Kitabı okurken her ne kadar istemesem de sürekli olarak Sherlock Holmes'a gitti aklım, karakterin yapısı ve kitabın stili bir çok yönden Sherlock Holmes'a benziyor. Vance zeki, kibirli, toplumla pek uyum sağlayamayan bir karakter. Yazar güzel bir karakter kurgulamış ancak o kadar iyi sunamamış,
zekasının farkında ve kibirli bir karakter ancak kibri çok çiğ, o kadar zeki bir adamın bayağı ve sıradan şeklilde kibrini belirtmesi gerçekçi değil, karakterin üzerinde sırıtıyor. Yazar karakteri suskun olarak tanımlıyor, insanlarla pek konuşmayan, mümkün olduğunca az cümle kuran biri olarak ancak kitapta hem uzun hemde çok fazla konuşması vardı. Bunlar okurken beni çokça rahatsız etti ve karşılaştırmak istemesem de Sherlock karakterinin bu yönlerden ne kadar başarılı olduğunu düşünmeden edemedim.

Diyalogların arasına serpiştirilmiş alıntılar güzel ancak gereğinden fazla idi, özellikle de suskun bir karakter için. Alıntıların Latince olmasını da çok gerekli bulmadım, diyalogların kuru birer metin olmasına sebep olmuştu şaşırtıcı bir şekilde.

Katili tahmin etmekse zor değildi yine de yazarın stili güzeldi, karakterin özgün bir tarzı var ancak bu kitapta çok ham kalmış. İlerleyen kitaplarda yazar karakteri daha iyi kullanabildiyse ortaya güzel polisiyeler çıktığını düşünüyorum.

Esma Tezgi, Kadın Budalası'ı inceledi.
21 Mar 22:40 · Kitabı okudu · 4 günde · 7/10 puan

Ne kadar iyi yazar okusam da Dostoyevski'nin dünyasına girmek ayrı bir haz veriyor.
Dostoyevski'nin bir çok eserinden daha zayıf gibi gelse de satır aralarında çok şey gizli, yazar yine insan psikolojisini irdeliyor ama yüzeysel değil ve Dostoyevski'nin bizlere yaşattığı bu ayrıcalıktan mahrum kalmak akıl karı değil.

"Öyle anlar oluyor ki toprağın altında olmak istiyorum, başka anlardaysa tam tersine birlikte ağlamak için, evet, yalnızca ağlamak için, geçmiş hayatımızı gören veya yaşayan biriyle buluşmak istiyorum."

Esma Tezgi, bir alıntı ekledi.
16 Mar 22:36 · Kitabı okudu · İnceledi · 5/10 puan

Rüzgarları, dalgaları, ruhlarıyla deniz, aramızdaki ufak tefek farklara aldırmaz.
Ölüm yaklaşınca herkes nefes almak için aynı güçle çırpınır.

Kürek Mahkumu, Drago JancarKürek Mahkumu, Drago Jancar
Esma Tezgi, Kürek Mahkumu'yu inceledi.
16 Mar 22:34 · Kitabı okudu · 9 günde · 5/10 puan

Yazar ortaçağın kötü taraflarını (veba, cadılar, insanlıkdışı idamlar vb.) kendi üslubu ile harmanlamış ve romanlaştırmış. Kitabın giriş bölümü hem akıcı hem de merak uyandırıcı idi ve okura bir çok şeyi bir anda veriyordu ancak sayfalar ilerledikçe yazarın ve olayların tempous düştü. Kitabın başında aldığım tadı geri kalanında alamadım ne yazık ki. Kitabın konusu (ortaçağın karanlık yüzü) dışında geriye kalan şeyler ne çarpıcı ne de çok etkileyiciydi, hatta zaman zaman sıkıcı oluyordu. Genel olarak güzel olsa da seçtiği konu karşısında zayıf kalmış bir eser olduğunu düşünüyorum. Tüm bunların yanında ortaçağın tüm kötülüklerini bir arada okumak da tüyler ürpertici olabiliyor, aşırı dindarların birilerini suçlu ilan edip onları yakarak ya da benzeri bir yolla yok etmeye çalışması, toplumsal fanatizmin ortaya çıkardığı büyük yıkım gerçekten korkunç.