Kitap baştan başa hayatın gerçeklerini bir o kadar da zorluklarını gözler önüne seriyor.Babasının kardeşinin para için satıldığını öğrenince, okul harçlıklarını toplayıp tekrar halasını satın almaya çalışan çocuğun ,daha sonra hayatının en güzel yıllarını ana-babasına bakmakla ve çalışmakla geçirmesi ,gözümüze zor ve korkutucu geliyorsa bile bunlar gerçekler.
Okurken değer verilmesi gereken birçok şeye yeteri kadar değer veren Budapeşte 'li çocuklarların heyecanlarına eşlik ettim.Onlar savaşırken bende içimde savaşıyordum.Onlar sevinirken en az onlar kadar seviniyordum.Meğer ne kadar önemliymiş dedim kendi kendime bir çocuğun bir şeyleri benimsemesi ve onun için ölümüne savaşması.Çocuk ,yetişkinden daha iyi kararlar verir.Çünkü yetişkin bir insan daha önceki tecrübelerinden dolayı aklıyla karar verirken,çocuk duygularıyla karar verir,tertemiz kalbiyle,zamanla büyür ve insanların ne kadar acımasız olduğunu görür.
Tertemiz kalbi kötülükle dolar.Bu yüzden belki de büyüklerin önemsiz gördüğü bir arsa için onlar ölümüne savaşır. Onlar için arsaları her şeydir.Ölürken bile arsalarını düşünürler ve sonra uuğruna canlarını feda ettikleri arsa yerini koca bir binaya bırakır.Ve çocuğun dünyası olan arsa artık yoktur,çocuğun dünyası yıkılmıştır.
Franz'ın Milenaya ,Sabahattin'nin Aliyeye yazdığı mektuplarda hep parasızlık sorunları ön planda .Bir sanatçıya öldükten sonra değil yaşadığı zaman değer verilmeli .Genel olarak ülkeler çapında yazarlar veya sanatçılar hep arka planda .Yazar bir eserinden para kazanmayı bir tarafa bırakırsak doğru düzgün geçinemezken,halk veya üst makamdakiler ülkenin gelişmemesinden yakınıyor.Bir toplumun veya ülkenin gelişebilmesi için sanata,sanatın gelişebilmesi için yazar ve sanatçıya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
İnsanın nereye ait olduğunu bilemeyeceği zamanlar vardır.Bu zaman içinde kendine sığınacak bir yer bulmak ister ,bir insan bir şehir.Elif Şafak bu eserinde kendini hiçbir yere ait hissetmeyen Ömer'in ve daima kendisinin kim olduğunu bilmeyen Gail'in uzun soluklu beraberliklerini anlatıyor.
Gerçek hayatı birebir yansıtan bir baş yapıt . Okurken daldığım sıralarda tekrar tekara başa sardığım bir eser.Okuyacaklarım listesine kesinlikle alınması gereken bir roman