“Uzun yıllar sonra insan birinin öldüğü karanlık bir odadan geçer ve birden, yavaş yavaş kaybolan kelimeleri ve denizin uğultusunu duyar. Sanki o birkaç kelime hayatın anlamını ifade etmiştir. Sonrasında ise hep başka şeyler konuşulmuştur.”
“Sevgi, sevgi eski muhabbetlerdi. Ben şimdikileri biraz havai görüyorum. Eski saflık, eski sadakat yok. Zamane gençleri hep hercai, hep gel geç, hep hoppa, hep terelelli.”