“…Yani tabii bir kamyon laf ettim, seni de anlıyorum. İşleri
akışına brakayım diyorum ama Termodinamiğin İkinci Yasası'ndan çok korkuyorum. Evrende kendi haline, doğal şartlara bırakılan tüm sistemler zamanla doğru orantılı olarak düzensizliğe, dağınıklığa ve bozulmaya doğru gider, bak, kapı gibi bilimsel kanıtlarla konuşuyorum. Küçük bir arıza verdik diye komple sistemimizi bozmaya ne gerek var Osman, ben barışmak istiyorum…”
“…Bazı atlar çatlayacak kadar çok koşup ağızları dumanlar ve köpükler içinde kalınca, ölmemek için kendi dişleriyle boyunlarındaki damarlardan birini ısırıp kanatır ve kanları aktıkça ancak rahatlarlarmış. Ben de uzun zamandır çatlayacak kadar çok koşuyorum. Kendi boynuma uzanamayınca maalesef böyle seni dişliyorum. İki gözüm önüme aksın ki, bunu sadece hayatta kalabilmek için yapıyorum, Osman ben barışmak istiyorum…”
“…Birazdan söyleyeceklerimi şahsi algılama, pürmelalimi anlatmaya çalışıyorum. İçimde seninle hiç ilgisi olmayan bir öfke var. Şimdilik kontrol altında sayılır. Ayağından zincirle bağladım, kömürlükte zapt ediyorum. Onu karanlıkta büyütüyor, her gün çiğ etle besliyorum. Bir gün kaçmayı başarırsa neler olabileceğini tahmin bile edemiyorum. Bir delilik yapmasına izin vermeyelim Osman, tut beni, ben barışmak istiyorum…”