Yaşamıma bir anlam kazandırdığın için sana teşekkür ediyorum. Bütün bu başıma gelenleri yaşamak için gelmişim bu dünyaya: İntihar girişimi, kalbimi yıpratmam, seninle tanışmam, bu şatoya gelmemiz, hepsi yüzümü ruhuna nakşetmek içindi. Bu dünyaya bir tek nedenle gelmişim, anlıyorum, seni resme, çıktığın yola yeniden döndürmek için. Yaşamımı boşuna harcamadığımı bilmek istiyorum. "
" Çok mu erken çok mu geç bilmiyorum, ama ben de sana söylemek istiyorum: Seni seviyorum. İstersen inanma, belki de benim budalalığımdır, öyle bir fantezidir. "
Herkes akvaryumun cam duvarlarının dışında olup bitenleri fark etmekten dikkatle kaçınıyor. Bu durum bana uzun bir süre iyi geldi, yararlı oldu, rahat ettirdi. Ama insan değişiyor. Artık serüven peşinde koşmak istiyorum.
İçerideki yaşam ile dışarıdaki yaşam birbirinin tıpkısı. Orada da burada da insanlar gruplaşıyor, çevrelerine duvarlar örüyor ve kendilerine tuhaf gelen hiçbir şeyin sıradan yaşamlarını sarsmasına izin vermiyorlar.
"Taştan fışkıran bir pınar ol, suyu tutan bir kuyu olma." Bu sözlerin doğruluğuna inanmamıştım o zaman. Çünkü taşmak tehlikeliydi, taşan suyun sevdiklerimizin bulunduğu alanı basması olasılığı vardı,onları sevgi ve coşkumuzla boğabilirdik. Hayatım boyunca, iç duvarlarımın sınırlarını aşmayan bir sarnıç olmaya çabaladım.