Esra

"Ağlayabiliyor musunuz?"
Gözyaşları yalnızca duyguları temsil etmez, sayelerinde alternatif bir görüş, başka bir bakış açısı kazandığımız merceklerdir de.
Sayfa 178 - Ayrıntı Yayınları, 3. Basım.·Kitabı okudu
Alıntı
Yıllar oldu ağlamayalı. Özlüyorum
"Ağlayabiliyor musunuz?"
Gözyaşları yalnızca duyguları temsil etmez, sayelerinde alternatif bir görüş, başka bir bakış açısı kazandığımız merceklerdir de.
Sayfa 178 - Ayrıntı Yayınları, 3. Basım.·Kitabı okudu
Alıntı
Yıllar oldu ağlamayalı. Özlüyorum
Mr. Turgay konuşuyor: Lockwood’un sessizliğine karşılık
6/10
·480 syf.··
2025 30. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2025 22:04
“Tutku, sahip olmak değil; çoğu zaman kendini yok etmek demektir.”
Emily Brontë
Emily Brontë
’nin tek romanı olan
Uğultulu Tepeler
Uğultulu Tepeler
, yalnızca bir aşk hikâyesi değildir. Bu roman, tutkuyla bağlanmanın insana neler
Uğultulu TepelerEmily Brontë · İthaki Yayınları · 201657,8bin okunma
Uzun zamandır kitaplığımda bekliyordu. Bu incelemeden sonra okunma zamanı gelmiş de geçiyor. Elinize sağlık 🌸
Teşekkür ederim 🙏. Okuduktan sonra sizin düşüncelerinizi de çok merak ederim. Şimdiden keyifli, biraz da sarsıcı bir yolculuk seni bekliyor diyebilirim ✨
Puan vermedi·235 syf.··
2025 20. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 22:44
Kitabı açtım, daha ilk sayfada “Pal Sokağı” diyor. Dedim “aha mahalleye girdik.” Meğer mahallenin çocukları değil, organize suç örgütüymüş bunlar. Her çocuğun rütbesi var. Nöbet var. İzin kağıdı var. Az kalsın sabah içtiması okuyorlardı. Şaşırdım, çünkü biz çocukken sopayla birbirimizi kovalarken “benim kalemimi alanı döverim” kültüründeydik. Bunların derdi: Kum. Evet, yanlış duymadınız. Bildiğiniz boş arsa, ama bunlar için Mekke. Tapulu mal gibi savunuyorlar. Araya başka çocuklar girmeye çalışıyor: Kızıl Gömlekliler. Bunlar da başka mahallenin “kombin yapmayı bilen” çocukları. Üst baş kırmızı, tarzlar yerinde. Amaçları: Kumluğu ele geçirmek. E yani, gayet modern bir işgal planı. NATO görse kıskanır. Kitap bir yerden sonra o kadar duygusallaşıyor ki, elimde mendille “ben bu çocukları tanımıyorum ama yanlarındayım” dedim. Hele final… finalde kitap değil, ben bittim. Son sayfada “bi dakika ya bu neydi şimdi?” Sonuç: Bu kitap “çocuklar oynuyor” diye başlayıp, seni 1800'ler Budapeşte’sine sürükleyip “biraz acı, biraz terli, bol kumlu dram ister misin?” diye soruyor. Ve sen de “evet” diyorsun, çünkü çocukluk dediğin şey bazen bir kumluk uğruna verilen savaştır.
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,1bin okunma
İncelemeleriniz o kadar iyi ki sizin okuduğunuz her kitabı okumak istiyorum. Elinize sağlık 👏