Tanpınar'ın Huzur'da söylediği gibi, "Kim bilir? Bazı kapıların bize kapalı görünmesi, önünde değil, arkasında durduğumuz içindir." Wittgenstein'ın Yan Değiniler kitabında yaptığı tespit de benzerdir: "Bir insan kilitli olmayan ama içeriye doğru açılan bir kapıyı boyuna itiyor ve çekmek aklına gelmiyorsa o odada hapistir."
Bekir Sıtkı Erdoğan’ın İlahi Adalet şiirinde ifade edildiği gibi: “Her canlıya Hak, layık olan cevheri verdi. Tırtıl iki diş bulsa eğer, ormanı yerdi! Şayet kediler haftada bir gün uçabilse, Dünyada bütün serçelerin nesli biterdi.”
Nikos Kazancakis Zorba’da ironiyle karışık şu soruyu sorar: "Neden kiraz vermiyor diye, incir ağacını azarladığın oldu mu hiç?” Dünya hayatının cennet hayatına benzememesinden, onun kendine has durumundan rahatsızlık duymak işte böyle paradoksal bir tutarsızlıktır.