Bir çocuğun en çok anne babası tarafından anlaşıldığını hissetmeye ve en çok da aile içinde değerli olduğunu bilmeye ihtiyacı vardır. Ailesinde bunu alamayan çocuk ömrü boyunca bu değeri başkalarının gözlerinde arar. Çünkü özdeğerinin farkına varamamıştır.
Kadınlar için yaşamak; hep bir suçluluk gibi hissettiriliyor. Annem hiç yaşamadı mesela. Ve hiç yaşamadan öldü. Ölmekten daha kötüsü bu: Yaşamadan ölmek.
Anne babamızın bizi sevgi nehrinde yıkadığı, onayladığı yerlerimizden kimse asla vuramıyor , incitemiyor bizi. Her neremizden sevilmediysek, onaylanmadıysak orası Aşil topuğumuz. Hikaye bu kadar basit aslında.
Ne kadar çok tutulduysak o kadar çok tutunabilen olduk. Ne kadar sevgiyle, şefkatle, kabul görerek tutulduysak o kadar. Ama nerdeyse hiçbirimiz yüzde yüz tutunabilen değiliz. Tutunamayan tarafımız, tutulmayı ister.