benim mutsuz çocukluğum, bulanık
bir asık yüz gölgesinde titreyerek
baba korkusuyla geçti.
sevinç bile sert eserdi odalarda
susmak saygı, gülmek ayıp, izinsiz
konuşmak en büyük suçtu.
Yine de biri çıkıp nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebep de yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki kalbimi tanıyanlar yok.